Son Haberler

Yeni bir kavram: İflas etmeden krizde yaşam

En büyük ticari ortağımız Avrupa kronikleşmiş kriziyle uğraşırken, Türkiye 2012 yılında pozitif ayrışmasını sürdürüyor.

Enflasyon 2013’te yüzde 5’lerde öngörülüyor, faizlerin düşmesi ve hızlanan yabancı girişiyle yakalanabilir bir hedef gibi duruyor.

Yeni yılda da cari açıktaki kritik sınır yüzde 6’nın aşılarak, yüzde 7 civarında gerçekleşeceği tahmin ediliyor.

Karışık ve zorlu bir yılı geride bıraktık. Kısa sürede sonlanmayacağını öngördüğümüz Avrupa krizi, kronik hale dönüşerek devam ediyor. Tüm oyuncular, artık herhangi bir ülke veya banka iflası beklemiyor. Ekonomik literatür iflas etmeksizin ülkelerin kriz içinde yaşatılması diye bir kavram kazandı.
Bu yılın son çeyreğinde büyümede Avrupa ortalaması yüzde 1.4’ten daralma oranlarına diğer bir ifadeyle eksi büyümeye çekilmiş durumda. 2012 yılında Avrupa Birliği ekonomik anlamda 2011’e göre küçülecek. Avrupa’yı taşıyan lokomotif ekonomi Almanya’da, sanayi üretiminde gerileme rakamlarının görüldü. Bugüne kadar krizden nispeten az etkilendiği belirtilen en büyük ekonominin dahi krizden etkilenmeye başladığı ortaya çıktı.

Krizle yaşamaya devam
Avrupa’nın en sorunlu ülkesi Yunanistan ile ilgili kurtarma paketi destek süresi 2016’ya kadar uzatılmış durumda. Destek öyle bir şekil aldı ki bir kısım Yunan tahvilinin faizinden dahi vazgeçiliyor. Sonuç olarak en kritik ülke olan Yunanistan’ın bile resmen iflasına izin verilmeyecek. Yunan ekonomisi en az 7-8 yıl daha kriz ortamında yaşamını sürdürmeye çabalayacak. İspanya ve İtalya gibi ülkelerle ilgili sıkıntı şimdilik gündemde görünmese de, zaman zaman kendini gösteriyor. Fakat Avrupa krizle yasamaya alışmış şekilde yoluna devam ediyor.

Türkiye pozitif ayrışma gösteriyor
En büyük ticari ortağımız Avrupa kronikleşmiş kriziyle uğraşırken, Türkiye 2012 yılında pozitif ayrışmasını sürdürüyor. 2012 için büyüme rakamı yüzde 3.2 olarak revize edildi, Avrupa’da daralma beklenen bir ortamda sağlıklı gözüküyor. önümüzdeki yılla ilgili olarak orta vadeli programda yüzde 4 büyüme rakamı bekleniyor. Son gelişmelere, yapılan ve beklenen not artırımları eklenince, Türkiye’nin diğer ülkelere göre cezbedici hikayesinin yanısıra düşük kamu borcu, güçlü bankacılık sistemi, artan sanayi üretimi ve ihracatıyla yabancı yatırımları çekmeye devam edecektir. Türkiye için bir diğer olumlu faktör demografik yapısı. Yaş ortalaması 27 olan bir ülke hem iç pazarda tüketim açısından canlılık yarattığı gibi çalışan ve tüketen bir toplum demektir. Bu açıdan da Avrupa ülkelerinden pozitif ayrışma göstermektedir.

İşsizlik yüzde 8
İstihdam açısından olaya bakıldığında 2013 içinde yüzde 8’ler civarı bir işsizlik oranı öngörülüyor. Avrupa’daki yüzde 25’lere varan oran düşünüldüğünde oldukça sağlıklı.

En büyük ticari ortağımız Avrupa da yaşanan krize rağmen ihracat artışı devam ediyor. 2013 yılı ihracat rakamı 160 milyar dolara ulaşıyor. Burada dikkat çekilmesi gereken alternatif Avrupa dışı pazarların geliştirilmesi planlarının hayata geçmesi. İthalat açısından olaya bakıldığında 2013 için 253 milyar dolarlık bir rakam öngörülmüş durumda. 2012’ye göre yaklaşık yüzde 5’lik bir ithalat artışına karşılık, ihracatta yüzde 6 artış öngörülüyor. Burada kurlar ve enerji fiyatlarındaki değişiklik önemli rol oynayacak.

Cari açık kronik sorun
Orta vadeli programda dikkat çeken bir diğer nokta cari açıktaki gerileme rakamı .2013 yılı için yine milli gelire oranı kritik sınır olan yüzde 6’nın üstünde, 2012 deki gibi yüzde 7 gözüküyor. Fakat burada üzerinde çalışılması gereken asıl konu, Türkiye’nin cari açığının kronik biçimde enerji ithalatıyla aynı veya yakın seyretmesi. 2013 yılı için 59 milyar dolar enerji ithalatı öngörülürken tahmin edilen cari açık tutarı da 60 milyar dolar civarında. Diğer bir ifadeyle Türkiye enerjide ciddi rakamlarla dışa bağımlı oldukça cari açık vermeye devam edecektir. Enerjide dışa bağımlılık azaldıkça cari açık gerileyecektir. Bu nedenle alternatif ve Türkiye’de bol miktarda bulunan rüzgar ve güneş enerjisi gibi alanlarda yapılacak yatırımlar teşvik edilmelidir.

Merkez TL’nin aşırı değerlenmesine izin vermez
Enflasyon rakamı yine 2013 yılı için yüzde 5’ler civarı öngörülüyor, faizlerin düşmesi ve hızlanan yabancı girişi neticesinde artacak yatırımlarla birlikte ulaşılabilir bir oran olarak gözüküyor.

özellikle yapılan not artışından sonra, kurlarda önemli bir değişiklik olmaması ve Merkez Bankası’nın TL’nin aşırı değerlenmesine izin vermeyeceğini açıklaması bile kurlar üzerindeki istikrarı koruyarak. İhracatçının rekabet gücünü kaybetmesini önleyici etkide bulunmaktadır.

Süleyman ORAKçIOĞLU

orakcioglu@turcomoney.com

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Haritası