Son Haberler

11. Kalkınma Planı’nın ekonomiye getirdikleri ve açmazları

*11. Kalkınma Planı, katma değerli üretim kapasitesinin artırılmasına yönelik yapılacak düzenlemeleri bir niyet beyanı olarak ele almakta olup, bir yol haritası ortaya koyarak değer üretimi ve adil paylaşım vizyonu ile uzun vadeli bir perspektif sunuyor.

*Plandaki makroekonomik hedefler şöyle: GSYH’nın 1 trilyon dolara, kişi başına gelirin 12.484 dolara, ihracatın 226,6 milyar dolara çıkarılması… İşsizlik oranının yüzde 9,9’a düşürülmesi, enflasyon oranının kalıcı bir biçimde tek haneli rakamlara indirilmesi…

*İyi niyetli hazırlanmış olan ve bazı hedeflerin gerçekleştirilebilir olduğu plandaki en büyük problem yüksek özel kesim borçluluğu ve kamu bütçesindeki kısıtlar nedeni ile finansman tarafında yaşanacak. Ekonomi büyürken işsizlik ve enflasyonun birlikte aşağı çekilmesi isteği de planın önemli açmazlarından birisi…

Geçtiğimiz Temmuz ayında yayınlanan ve önümüzdeki 15 yıllık bir perspektifin ilk beş yıllık diliminde yapılacakları ortaya koymak üzere hazırlanmış olan 5 yıllık kalkınma planı üç ana ile temelde 845 maddeden oluşuyor. Okunması zaman alan bu detaylı dokümanın ana hatlarını ve ekonomi başlığını okuyucularımıza ışık tutması amacı ile bu ayki yazımda ele aldım.

Kalkınma planı ile hedeflenen üç ana başlıktan ilki; ekonomide istikrar ve sürdürülebilirliğin sağlanması, ikincisi; beşeri sermayenin artırılması ve üçüncüsü de; teknoloji ve yenilik kabiliyetinin artırılması olarak tespit edildi.

Plan, daha ziyade katma değerli üretim kapasitesinin artırılmasına yönelik yapılacak düzenlemeleri bir niyet beyanı olarak ele almakta olup, bir yol haritası ortaya koyarak değer üretimi ve adil paylaşım vizyonu ile uzun vadeli bir perspektif sunuyor.

GSYH’NIN 1 TRİLYON DOLARA ÇIKARILMASI HEDEFLENİYOR

Makroekonomik Hedefler:

  • GSYH’nın 1 trilyon dolara (790 milyar dolar cari durum),
  • Kişi başına gelirin 12.484 dolara (9.700 dolar 2018 sonu),
  • İhracatın 226,6 milyar dolara çıkarılması (180 ihracat -220 milyar dolar ithalat cari durum),
  • İşsizlik oranının yüzde 9,9’a düşürülmesi (%14 cari),
  • Enflasyon oranının kalıcı bir biçimde tek haneli rakamlara indirilmesi hedefleniyor (8.55 cari, beklenti yılsonu 12).

TÜRKİYE’YE TEKNOLOJİ VE İŞGÜCÜNE DAİR ÖNEMLİ RİSK VE FIRSATLAR

Dünya ekonomisi, imalat sanayii üretiminde gözlenen yavaşlama ve küresel ticaret savaşları sebebiyle azalan küresel ticaret hacminin etkisiyle ivme kaybediyor. Yatırım, ticaret, verimlilik ve ücret artışlarındaki zayıf görünüm, yüksek borç oranları, gelir eşitsizliğindeki artış ve Çin’deki yavaşlama küresel iktisadi faaliyet üzerinde baskı yaratıyor.

Küresel üretim ve ticaret kanallarındaki değişimin ortaya çıkardığı lojistik fırsatlarla birlikte üretim ekseninin doğuya yönelmesine batılı ülkelerin Sanayi 4.0 gibi hamlelerle cevap vermesi, Türkiye’ye teknoloji ve işgücüne dair önemli risk ve fırsatları beraberinde getiriyor.

HEDEFLERE ULAŞILMASINDA EĞİTİMDE YAPILACAK KÖKLÜ REFORMLAR ÖNCELİKLİ

Ülkemizin teknolojik dönüşüme ayak uydurabilmesi için öncelikli sektör ve alanlarda nitelikli insan kaynağını zenginleştirmesi, teknolojinin işletmelere yayılımını artırması, firmaların organizasyon ve yenilik kabiliyetlerini geliştirmesi,  Ar-Ge ve yeniliğin finansmanına yönelik etkin mekanizmaların devreye sokulmasını gerektiriyor.

Plan döneminde öngörülen hedeflere ulaşılmasında eğitim sisteminde yapılacak köklü reformlar ile eğitimin kalitesinin artırılması ve rekabetçi üretim ve verimlilik için gerekli olan becerilere sahip işgücünün yetiştirilmesi temel önceliklerden…

EKONOMİK İSTİKRARIN SAĞLANMASI AMACINA ULAŞMAK İÇİN YAPILMASI ÖNGÖRÜLENLER

Planda yer alan bu öncelik ve amaçlar ile bağlantılı olarak birinci hedef olarak ortaya konulmuş olan ekonomik istikrarın sağlanması amacına ulaşmak için özetle yapılması öngörülenler şunlar:

  • Finansal okuryazarlığın artırılması yoluyla hane halkı ve firmaların tasarruf yapma farkındalığı ve tasarrufların yönlendirileceği finansal araçlara yönelik bilgi düzeyi artırılacak.
  • Yabancı doğrudan yatırımlar ve ithal ikameci yerli yatırımlar artırılacak.
  • Finansal sektörün reel sektörün finansmanındaki etkinliği artırılacak ve reel sektörün sermaye piyasasından ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) gözetimindeki banka dışı finansal kuruluşlardan fon kullanması özendirilecek.
  • Yenilikçi projelerin finansmanı için kitle fonlaması gibi modern ve yeni nesil finansman modelleri ülkemiz sermaye piyasalarına kazandırılacak.
  • Merkezi bir veri tabanı yoluyla kredi başvurularında talep edilen belge ve bilgilerin doğrudan temini sağlanacak.
  • İkili anlaşmalar yoluyla yerel para cinslerinden ticaret imkânları artırılacak.
  • Blokzincir tabanlı dijital merkez bankası parası uygulamaya konulacak.
  • İlk, orta ve yükseköğretim kurumlarında finansal okuryazarlık eğitimi yaygınlaştırılacak, söz konusu eğitimin, yaygın eğitim kapsamında yetişkinlere de verilmesi sağlanacak.
  • Faizsiz finans sisteminin ülkemiz finans sistemindeki yeri güçlendirilecek, faizsiz finans alanında ürün ve hizmet çeşitliliği ile insan kaynağı geliştirilecek, politika geliştirme süreçlerini destekleyecek araç ve mekanizmalar oluşturulacak.

PLANDAKİ EN BÜYÜK PROBLEM FİNANSMAN TARAFINDA YAŞANACAK

İyi niyetli hazırlanmış olan ve bazı hedeflerin gerçekleştirilebilir olduğu plandaki en büyük problemin yüksek özel kesim borçluluğu ve kamu bütçesindeki kısıtlar nedeni ile finansman tarafında yaşanacağı düşünülüyor.

FED’in faiz azaltım politikalarının sonuna gelindiği düşüncesi, Başkan Trump’ın azil riski, ticaret savaşlarındaki öngörülemeyen gelişmeler ve jeopolitik riskler eklendiğinde buna ilişkin endişelerimiz artıyor. Ayrıca ekonomi büyürken işsizlik ve enflasyonun birlikte aşağı çekilmesi isteği de planın önemli açmazlarından birisi olarak değerlendiriliyor.

Doç. Dr. Mehmet Yazıcı

Bursa Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi

yazici@turcomoney.com

 

 

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Haritası