Son Haberler

2015`teki fırsatları kaçırmamalıyız

Ekonomik ve sosyal hayatı etkileyen pek çok olayın yaşandığı 2014’ü geride bırakıp yeni yıla adım attık. Geçtiğimiz yıla dönüp baktığımızda öngörülemeyen olaylarla karşılaştığımızı görüyoruz. En büyük ticari ortağımız AB bir türlü durgunluktan çıkamadı. Tüm çabalara rağmen, uygulanan eksi faiz bile piyasaları canlandırmaya yetmedi. Türkiye yıllarca enflasyonla mücadele etti AB ise deflasyon sınırını aşamıyor. AB’nin ve diğer bazı gelişmiş ülkelerin yaşadıkları bize ‘enflasyon şişedeki cinse, deflasyonun savaşılması gereken bir canavar‘ olduğunu gösteriyor.

Deflasyon her anlamda son derece tehlikeli. Keza piyasalarda işin yavaşlaması direkt istihdama olumsuz yansıyor. Tüm gelişmiş ülkelerin merkez bankaları aldıkları kararlarda öncelikle işsizlik sorununu çözmeye çalışıyorlar, diğer bir değişle tüm kararlar istihdam endeksli alınıyor.

Geçtiğimiz yılın ilk yarısından itibaren FED etkisi, kendini göstermeye başladı. Global ölçekte dolar yağmuru kademeli olarak kesildi. Diğer taraftan Rusya’nın Ukrayna müdahalesi piyasaları alt üst etti. Kurların yükselmesiyle Türkiye ihracatı olumlu etkilenirken, ithalatta gerileme görüldü. Dış ticaret açığındaki düşüşle birlikte ekonominin hassas konusu cari açık hızla geriledi. İkinci yarıdan itibaren büyüme içinde ihracatın payı artmaya başladı. özellikle kredi artış hızını düşürmek için alınan tedbirler etkisini gösterdi ve kredi genişlemesinde yavaşlama sağlanarak iç piyasa harcamalarında yavaşda olsa fren mekanizması çalıştı.

Ukrayna ile arasındaki problemden dolayı Rusya’dan çıkan sermaye kısmen Türkiye‘ye yönelirken, kurlardaki aşırı artışın önüne geçilmiş oldu.

Yılın son çeyreğinde ise petrol fiyatlarında beklenmedik şekilde yüzde 50’nin üzerindeki düşüş yaşandı ve fiyatlar 115 dolardan 50 dolar seviyesine indi. Bu durum Türkiye gibi enerjide dışa bağımlı ve ciddi cari açık problemi olan ülkelerde bahar havası estirdi. 2014 başından beri gerileyen cari açık ilk kez milli gelire oranında yüzde 6’nın altına indi. Düşen petrol fiyatları ekonomiye aşı etkisi yaparak dış şoklara karşı direnci arttıracak ve güçlenmeye yardımcı olacak.

Tüm bunlara ilave olarak AB Merkez Bankası’nın aldığı parasal genişleme tedbirleri ile aylık 60 milyar Euro piyasalara sürmesinden Türkiye’ de pay alacak. AB politikalarıyla birlikte düşen faiz oranları fırsata dönüşerek istihdam yaratıcı ihracata dönük sanayi yatırımlarının yanı sıra, Türkiye’nin enerji sorununu çözecek güneş ve rüzgardan elektrik üretecek yenilenebilir enerji kaynaklarına yatırım yapılmalı.

Sonuç olarak başlayacak olan Euro sağanağı, ekonomide yapısal sorunları çözecek şekilde fırsata dönüştürülürse kısa gelecekte cari fazlanın konuşulacağı bir Türkiye görmek hayal değil. Yeter ki fırsatları rasyonel yatırımlara çevirip bu dönemi iyi değerlendirelim.

Eko Sentez

Dr. Fatih Anıl

ORKA Holding İcra Kurulu üyesi

anil@turcomoney.com

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Haritası