Son Haberler

ABD`li politikacılar FED`e yönelik beklentileri değiştirdi

Son haftalarda yaşanan gelişmeler ile küresel mali piyasalarda dalgalanmalara yol açan dünyanın en büyük ekonomisi ABD’ye ilişkin beklentiler, yılın son çeyreğinde de varlık fiyatlarına yön vermeye devam ediyor. Ekonomik ve politik unsurlar, FED’in ilerleyen aylarda para politikasında yapacağı olası değişiklikler, finans sektörünün gündeminde yer bulurken, piyasaların beklentilerinde de bazı değişiklikler gerçekleşti.
Ekim ayı öncesinde küresel piyasa katılımcılarının gündeminde FED’in tahvil alım miktarını bu yıl içerisinde azaltacağı yönündeki tahminlerin ağırlıkta olduğu yapılan anketlerin sonuçlarından görülebiliyordu. Bununla birlikte FOMC üyelerinin yaptıkları açıklamalarda da, Banka’nın aylık 85 milyar tutarında olan tahvil alım programının miktarının azaltılmasına yakın olduğu yönünde ipuçları veren açıklamalar, Eylül ayı içerisinde basına yansıdı. Yatırımcılar, açıklanması beklenen ABD’nin istihdam verileri ile portföylerine yön vermeyi beklerken, ülkenin politikacıları arasındaki anlaşmazlıklar 2 Ekim itibari ile ABD hükümetinin kısmen faaliyetlerini durdurmak zorunda kalmasına yol açtı. Cumhuriyetçi ve Demokratlar arasında uzlaşma sağlanana kadar 16 gün boyunca kapalı kalan hükümetin, piyasalara etkisi ise birkaç farklı yönden gerçekleşti.
Bunlardan ilki FED yetkililerin de yakından izlediği tarım dışı istihdam ve işsizlik oranı verilerinin, hükümetin ilgili kurumunun kapalı olması nedeni ile açıklanamamasına bağlı olarak FED’in olası politikalarına ilişkin oluşturulabilecek öngörülerin de Ekim ayı başlarında karanlıkta kalmasına yol açtı. Diğer bir nokta ise hükümetin kapalı kaldığı süre boyunca ABD ekonomisine getirdiği ek maliyet olarak öne çıktı. Tam 16 gün boyunca faaliyetlerini yerine getiremeyen hükümetin yılın dördüncü çeyrek büyümesinden yaklaşık yüzde 0.3’lük bir kısmı silebileceği öngörülüyor. Bu paralelde FED’in de para politikası kararlarını alırken bu unsuru da dikkate alabileceği gündeme geldi.
Tabii ki; bu başlıkların yanında genel olarak genişlemeci para politikalarını savunduğu düşünülen Janet Yellen’ın Obama tarafından FED Başkan adayı olarak gösterilmesi, Banka’nın bu yıl içerisinde tahvil alımlarını azaltmaktan kaçınacağı tahminlerinin güçlenmesine destek verdi. Hükümetin Ekim ayının yarısında kapalı kalmasının getireceği maliyetler ve tahminlerin oldukça altında yayınlanan Eylül ayı tarım dışı istihdam değişimi verisi, piyasaların, parasal genişlemenin kısılacağı tarihe ilişkin beklentisini ötelemesine neden oldu.
Yılın sonlarına yaklaşırken küresel piyasalardaki varlık fiyatlarında genel anlamda FED politikalarına yönelik beklentilerin ağırlıklı olarak etkili olduğu söylenebilir. FOMC yetkililerinden yapılacak olası açıklamalar ve Kasım ayı başında yayınlanacak olan tarım dışı istihdam değişimi verisi dünyanın en büyük ekonomisinin para politikalarını yöneten Banka’nın para politikalarına ilişkin beklentilerin şekillenmesini sağlayabilir. Tahvil alım programının FED tarafından ne zaman azaltılmaya başlanacağı sorusu, küresel piyasaların gündeminde ilerleyen aylarda da üst sıralarda yer almaya devam edecek.
Sonuçta FED, makroekonomik verilere, ekonominin gidişatına ve görünüme göre QE’den çıkış stratejini büyük bir hassasiyetle belirleyecek. Bu çerçevede önümüzdeki aylar içinde gelecek olan veriler, FED’in varlık alımlarını azaltma zamanını ve miktarını belirlenmesi açısından büyük önem arz ediyor. ABD bölgesinden gelecek öncü ekonomik veriler yatırımcıların orta ve uzun vadeli yatırım kararlarında ve piyasaların yönünde belirleyici olacak. Kısa vade de ise özellikte gelişmekte olan piyasalar açısından parasal genişlemenin devam etmesinin oluşturduğu iyimser havanın etkileri sürecek gibi gözüküyor.

Borsa Dünyası
Alper Nergiz
GCM Menkul Değerler
Genel Müdürü

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Haritası