Son Haberler

ALTIN GÜVENLİ OLMAYI SÜRDÜRECEK Mİ?

çin ve Hindistan’ın altın ithalatına getirdiği kısıtlamaları azaltması altın talebini canlandırdı. Asya tarafında ise kıymetli madenlere olan talep değişikliği uzun vadeli fiyat oluşumlarını etkileyecek görünüyor. Peki bu durumda altın fiyatlarında görülen yukarı yönlü fiyat hareketleri satış fırsatı olarak değerlendirilebilir mi?

gfdgf.jpg

2014 yılında altın ve gümüşün de içinde bulunduğu kıymetli madenlerde beklentileri değerlendirmeden önce 2013 yılında global piyasalardaki gelişmeleri ve bu gelişmelerin emtia fiyatları üzerinde etkilerine değinmekte fayda var. Geride kalan yıl, başta kıymetli madenler olmak üzere genel anlamda emtia fiyatlarının sert dalgalanmalar yaşadığı bir dönem olarak geride kaldı. Küresel piyasalarda özellikle güvenli liman olarak değerlendirilen altında kayıplar dikkat çekerken, altın son yıllardaki yükselişlerinin aksine, geçen seneyi sert kayıplarla tamamladı. Bu paralelde gümüş ve platin gibi değerli madenlerde düşüşler izlendi. Tabii global ekonominin büyük ülkelerine yönelik beklentiler ve politikalarındaki değişiklik rüzgarları emtia fiyatlarında belirleyici olan faktörler olarak öne çıktı.
Değerli maden fiyatlarında 2000’’li yılların başında görülen yükselişler, ABD’deki 2008 Mortgage krizi sonrasında hız kazanarak hem yatırımcıların korkularını, hem de merkez bankalarının piyasalara verdiği bol likiditeyi yansıtmıştı. Küresel ekonomik riskler ve siyasi gerilimlerin yükseldiği dönemlerde piyasaların talebini artırdığı finansal araçların başında gelen altın ise dikkat çeken bir enstrüman olmuştu. Ancak geçen yıl içerisinde gerek ABD Merkez Bankası’nın (FED) genişlemeci para politikalarından çıkacağı beklentileri, gerekse finansal sisteme sağlanan nakit girişinin enflasyon oranlarına yansımaması, altının güvenli liman olan özelliğinin sorgulanması ile birlikte değerli madenlere dayalı büyük fonlardan sert çıkışları tetikledi.

PARA POLİTİKALARINDA TREN DEĞİŞİMİ

2014’ün arifesinde FED’in son 5 yıldır uyguladığı gevşek para politikasını daraltma yönünde attığı adımlar, daha önce görülmemiş büyüklükteki parasal genişleme programının yıl içerisinde sona erdirileceği beklentilerini güçlendirdi. Küresel yatırımcılar alınan bu karar ile ABD için başladığı düşünülen normalleşme süreci sonrasında uzun vadede faiz oranlarındaki değişikliklere ilişkin görünümü değerlendirmeye yöneldiler. Değerli maden fiyatlarının güç aldığı bol likidite ve belirsiz küresel görünüm ise bu noktada söz konusu finansal varlıklara daha zayıf bir destek sağlama ihtimalini ortaya çıkardı. Ancak batıdaki bu tablonun yanında altın gibi kıymetli maden için Asya kulvarındaki gelişmeler de göz ardı edilmemeli. çünkü dünyanın en çok altın talep eden ülkeler listesinde ilk iki sırayı alan çin ve Hindistan, fiyatlar üzerinde etkili olabilecek ithalat potansiyeline halen daha ciddi oranlarda sahiptirler.

çin, Hindistan’da atın ithalatına uygulanan vergi oranlarının artması ve kendi iç talebinin yükselmesi ile geçen yıllarda dünyadan altın satın alan ülkeler listesinde ilk sıralarda yer aldı. Dünya Altın Konseyi (WGC) Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) raporlarına göre; 2000 ve 2012 yılları arasında en çok altın alımı yapan ilk ülke çin oldu. Altın fiyatlarındaki gerilemenin gelişmekte olan ülkelerin iştahını artırması ile Türkiye’nin de üst sıralarda bulunduğu en çok altın ithal eden ülkeler listesinde.

gfdgdf.jpg

Asya’dan gelen talebin büyüklüğü dikkat çekici. çin, WGC’nin farklı bir raporunda, 2013’ün üçüncü çeyreğinde, bir önceki yılın aynı çeyreğine göre mücevher bazında altın talebini yüzde 29 artırarak bu sıralamada da birinciliği elinde tuttu. Ancak altın ithalat vergisini cari açığındaki büyümenin önüne geçebilmek için ülke tarihinin en yüksek oranlarına çıkaran Hindistan’da son yaşanan gelişmeler, Asya tarafındaki talebin izlenmeye değer olacağı yönünde ipuçları verdi. Hindistan sarı madenin ithalatında uygulanan vergi oranını kademeli olarak artırarak yüzde 10’a çıkarmıştı. Ancak ülkedeki son gelişmelere göz atıldığında altın ithalatına getirilen kısıtlamaların azaltılması ve vergi oranlarının düşürülmesi konusunda adımlar atılabileceği görülüyor. Hindistan hükümetinin ise bu konuda yapılan çağrıları değerlendirmeye alabileceği ülke ithalatçılarını umutlandıran gelişmeler arasında yer alıyor ve izlenmesi gereken faktörler arasında değerlendiriliyor.

özellikle FED’in bu yıl içerisinde para politikasında atacağı adımlar emtia fiyatları tarafında orta vadede etkili olmaya devam edebileceği için değerli maden yatırımcılarını yakından ilgilendiriyor. Ancak Asya tarafındaki göz ardı edilemeyecek talep değişiklikleri de uzun vadede fiyatların içerisinde etkili olan bir unsur olarak yerini alıyor. Bu paralelde Şubat ayında yatırımcıların bir kulağı altın müşterisi olan doğulu ülkelerde olacakken, FED’in, piyasalara sağladığı likiditeyi nasıl bir tonda kısmaya devam edeceği dikkatle izlenecek. Dolayısı ile ABD’nin başta istihdam rakamları olmak üzere ekonomik göstergelerindeki değişimin yönü, FED politikaları ve emtia fiyatlarının, yönü belirleyici başlıklar arasındaki önemini korumaya devam edeceğini ifade etmek yanlış olmayacak.

g.jpg

ALTIN İNER Mİ, çIKAR MI?

2014 yılının ilk ayını geride bırakırken yatırımcılar, her fırsatta portföylerinde bulundurmak istediği kıymetli madenler olarak bildiğimiz altın ile gümüşün yönünü ve hedeflerini bilmeli. Uygun yatırım nasıl yapılır? Sorusunun cevabı aranmalı. öncelikle şunu bilmemiz gerekir ki; FED’in parasal genişleme miktarını bu yılda azaltacağı düşüncesi ve buna dair gerçekleştireceği açıklamalar altın ve gümüş gibi kıymetli madenler üzerinde negatif bir baskı yaratmak isteyebilir. Bu bağlamda da yıl içerisinde kısmi toparlanmalar olsa da bu çıkışlar yükseliş fırsatı olarak değerlendirilmemesi gerekiyor. Hatta bazı teknik seviyeler altında kaldığı müddetçe bu yükselişler satış fırsatı olarak değerlendirilebilir.

HANGİ SEVİYELERE DİKKAT EDİLMELİ?

öncelikle para yönetimi gerçekleştiren, ya da tasarruflarını değerlendirmek isteyen yatırımcıların hangi vadede işlemler sağlayacağı önemli. Kıymetli madenlerden özellikle altın ile ilgili kısa vadeli dalgalanmalardan yararlanılmak mı isteniyor, yoksa 1-2 yıllık süreç için uzun vadeli mi plan yapılıyor? Yatırımcı vade seçeneğini kendi karakteristik yapısı ve ekonomik şartlarına göre değerlendirmeli ve bu sonuca göre yatırım kararı vermeli.

Altın fiyatları 2013 yılının sonunda 1180 seviyelerine yaklaştıktan sonra gerek fiziki alımların artması, gerek satıcıların kar realizasyonlarına gitmesi, gerekse Hindistan gibi ülkelerin altın ithalatı vergilerinde gevşemeye neden olacak tarzındaki açıklamaları nedeniyle yukarı yönlü çıkışlarını gerçekleştirdi ve bu çıkış altın fiyatlarının, 1265 seviyesine kadar yükselmesini sağladı.
Genel görünüme baktığımızda kısa vadeli mevcut yükselişler devam etse de orta ve uzun vadeli olarak hala daha negatif baskı devam ediyor. özellikle de 200 günlük basit hareketli ortalama olan 1320 bariyeri geçilmediği müddetçe altın fiyatlarında yaşanılan kısmi yükselişlerin devamlılığını konuşmak yanlış olacak. Bu bağlamda da 200 günlük basit hareketli ortalama olan 1320 seviyesi altında kaldığı müddetçe aşağı yönlü baskısını sürdürebileceğini ve daha önce test edilen ancak kırılamayan 1180 seviyesine tekrar gerilemek isteyeceğini ifade edebiliriz. Eğer düşüşler devam eder ve 1180 desteği aşağı yönlü kırılırsa bir sonraki hedef olarak 1150 ve düşüş kanalının alt noktası olan 1120 seviyeleri hedeflenmek isteyebilir.

fdvf.jpg

GüMüŞTE NEGATİF BASKI DEVAM EDİYOR

FED’in parasal genişleme miktarını bu yıl içerisinde azaltmaya devam etmesi hatta bitirme isteği altın ve gümüş gibi kıymetli madenlerin aşağı yönlü baskı oluşturmasına neden oluyor. Hal böyle olunca mevcut kısa vadeli yükselişler etkisiz kalıyor ve bu tutum yeniden satıcıların iştahını kabartıyor. Gümüş fiyatlarını incelediğimizde düşüş kanalı içerisinde extra bir düşüş kanalı daha oluşmakta ve bu tutum tepki alışlarının nerede sonlanacağı konusunda sorular sormamıza neden olmakta. Genel anlamda gümüş fiyatlarını incelediğimizde; kısa vadeli 20,60, orta vadeli 22,15 ve uzun vadeli olarak 25,10 seviyelerinin altındaki negatif baskının devam edebileceğini görebiliriz. Mevcut düşüşlerde eğer gümüş fiyatları 18,20 destek noktasını aşağı yönlü kırabilirse, düşüş trendinin daha da etkin olabileceğini ve bu etki ile aşağı yönlü hareketlerini 16,66 –14,68 seviyelerine taşıyabileceğini söyleyebiliriz.
fdvfv.jpg

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Haritası