Son Haberler

Avrupa`nın hastalığı ne kadar vahim?

Türkiye’de kimi siyasilerin ve gazetecilerin söylediği gibi “Avrupa bitti tükendi. çare Türkiye” mi? Gerçekler bunun taban tabana zıttı.

Hatırlatmakta fayda var. Avrupa bugün de dünyanın en zengin kıtası. Avrupa’nın milli geliri ABD’nin önünde gidiyor. Avrupa devinin büyüklüğü detaylarda daha net ortaya çıkıyor. Sektör bazında gidelim: otomobil. Rolls- royce, Jaguar, BMW, Mercedes, Porsche, Ferrari, Alfa Romeo, Fiat Wolksvagen, Opel, Volvo, Renault, Citroen, Peugeot… Ve dünya da insanların rüyalarına giren neredeyse tüm otomobil markaları Avrupalı.

Avrupa dünyada estetik ve modanın merkezi. Paris, Roma, Milano dünyanın giyim kuşamına ait trendleri belirliyor. Yine Avrupa turizmde bir numara. Londra, Paris, Frankfurt havaalanları dünyanın en büyükleri. Dünyanın en büyük, en görkemli, en pahalı saray otelleri en üst sayıda Avrupa’da. Odalarında da doluluk oranı yüksek, yer bulmaya çoğu kez imkan yok. Bilimde Avrupa zirvede yer alıyor. Son iki yüz yıldaki bilimsel buluşların neredeyse tamamı Avrupa kökenli.

Bugün Arıane füzeleri ile uzaya en fazla uyduyu gönderen de Avrupa. Türk televizyonlarının tümünün görüntüleri, evlerimize Avrupa uydularıyla geliyor. Son olarak Rusya’da, Soyuz uydularını Avrupa füzeleri ile fırlatmaya başladı. Sesten hızlı uçan sivil yolcu uçaklarını bugüne kadar yalnız Avrupa yapabildi.

Atmosferdeki türbülansların üstünde stratosferde yirmi üç bin metrede saatte iki bin üç yüz kilometre süratle sesten hızlı uçan Concorde uçağını en hızlı askeri uçaklar bile en fazla iki buçuk dakika izleyebiliyordu. Güneş battıktan sonra bindiğim Concorde uçağında güneşin bir saat sonra tekrar nasıl doğduğunu bir salon konforu içinde yaşadığım için şahsen biliyorum.

Dünyada tümü iki katlı en büyük yolcu uçağı A-380 yine Avrupa imzasını taşıyor. Avrupa yapımı Airbus uçakları dünyada satış rekorları kırıyor.

Dünyanın en hızlı trenleri Avrupa’da. Saatte beş yüz yetmiş kilometre sürat yapabilen ve ticari hızı üç yüz otuz kilometrenin üzerinde olan TGV trenleri Avrupa’yı bir örümcek ağı gibi sarıyor ve yolcularını gene bir salon konforu içinde taşıyor. Dünyanın en gelişmiş ve en karmaşık metro ve ekspres metroları Avrupa’da.

Nükleer enerjide Avrupa lider. Yeni jenerasyon nükleer santral yapan dünyanın en büyük şirketi Avrupalı. Tıpta ilaç sanayiinde ve aşı sektöründe Avrupa lider. Dünyanın en büyük müteahhitlik şirketleri onların. Avrupa’nın milli yıllık geliri ABD’nin önünde. Avrupa parası Euro Dolar’dan daha değerli. Euro’nun istikrarı mı? Dolar karşısında 1 30 – 1 40 bandında gidip geliyor.

Avrupa şirketlerinin boyu ise mega ölçeklerde: Fransa’da TOTAL iki yüz milyar dolar, Carrefour yüz elli milyar dolar. Yalnız iki şirketin yıllık cirolarının toplamı Türkiye’nin yıllık devlet bütçesinin üzerinde seyrediyor.

Avrupa’nın bugün hasta olduğu kesin. Ama bu bir devin hastalığı. Türkiye’de, “Avrupa batıyor. çare Türkiye” diyenlere hatırlatmakta fayda var. İhracatının yarısını Avrupa’ya yapan bir başka dev çin bile Avrupa’nın çökmesi ihtimalini bir kabus gibi yaşıyor. Türkiye’de ise çok sorumlu mevkilerde olan bazı kişilerin “Avrupa’nın batması bize yarar” demeleri ne kadar iktisat biliminin gerçekleriyle bağdaşıyor?

AVRUPA’NIN HASTALIĞI BİR DEVİN HASTALIĞI. HASTALIK NE? DEV NASIL İYİLEŞECEK?

Avrupa dünyanın en büyük ekonomik devi. Ama bu dev hasta. Sorumlu kim: Avrupalıların tümü. önce sendikalar: “daha çok para, daha az çalışma” diye diye Avrupa ekonomisini mahvettiler. Fransa’da haftada otuz beş saat çalışılıyor. Bu fırsattan yararlanan Avrupalılar hayatlarını beş kıtada lüks otellerde tatil yaparak geçirmeye başladılar. Netice: boğaz tokluğuna çalışan çinliler, Uzak doğulular küreselleşen dünya ekonomisinde Avrupa ekonomisini üretemez duruma getirdiler. Avrupalı sanayicilerin reaksiyonu: fabrikalarını söküp işçiliğin ucuz olduğu ülkelere taşıdılar. Avrupa “sanayisiz bir Avrupa” durumuna dönüştü. üst kadrolar yüksek maaşlarla Avrupa’da çalışıyorlar ama üretim artık Avrupa dışında yapılıyordu. Fransa’da sanayileşme oranı yüzde ona düştü. “Sanayisiz Avrupa” da da işsizlik çığ gibi büyüdü.

Dünya’da en yüksek oranda tasarruf Avrupa’da. Avrupa bankaları para bolluğuna boğulmuştu. Avrupa parası Euro çok istikrarlı, faiz ucuzdu. Bu durumdan belediyeler ve Güney Avrupa ülkeleri faydalandılar ve aşırı borçlandılar. Bir süre sonra borçlarını ödeyemez hale geldiler.

Bir yanda belediyeler ve kamu kuruluşlarında öte yanda Yunanistan, İspanya, Portekiz, İtalya’da borçların ödenememesi konusunda tehlike sinyalleri yanmaya başladı. Borç veren ülkeler, Fransa ve Almanya ve onların bankaları risk altına girdiler.

AVRUPA KRİZDEN NASIL çIKACAK?

Avrupa ülkelerinde birinci reaksiyon başarısız liderlerin tasfiyesi oldu. Krizin en başında İngiltere’de işçi partisi iktidardan düştü. Muhafazakar- Liberal koalisyon iktidara geldi. Daha sonra İrlanda’da, İspanya’da, İtalya’da, Yunanistan’da liderler tasfiye oldu. Avrupa’nın gerçek kurucusu ve sahibi Fransa ve Almanya’dır. Bu ülkelerin koltukları sallanan liderleri Sarkozy ve Merkel Avrupa’yı ve Euro’yu kurtarmak için harekete geçtiler.

İngiltere’nin Avrupa Birliği içinde çok özel bir durumu var. Tarih boyunca İngiltere Avrupa’daki siyasi birlik projelerini kendisine yönelik bir tehdit gibi gördü. Avrupa Birliği sürecinde de İngiltere başlangıçtan itibaren siyasi birliğe ve ortak paraya karşı çıktı ve milli parasını Euro bölgesinin dışında tuttu.

Bugünkü büyük krizden çıkabilmek için Merkel ve Sarkozy daha büyük yakınlaşma ve mali disiplin önerince İngiltere gene aynı kaygılarla kendisini bu sürecin dışında tutma yolunu seçti.

Avrupa’nın 2500 yıllık krizlerden kurtulma tecrübesi var. Bugün hala dünyanın en büyük ekonomik devi. Kendisini bir kere daha kurtaracağı kesin. Tarih bunu gösteriyor. Krizden çıkmanın fiyatı ne olacak? Bedel lider değişiklikleri, daha çok kemer sıkma, daha çok Ar-Ge’den geçiyor.


Prof. Dr. Bener KARAKARTAL
Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Haritası