Son Haberler

BIST Aralık ayında hızlı toparlanırken, gelişmekte olan borsalar içinde pozitif ayrıştı

Fed, Aralık toplantısında beklendiği gibi faizleri oy birliğiyle 25 baz puan artırarak %50-%75 aralığına yükseltti. Fed üyeleri 2017 yılı için faiz tahminini %1,40’a yükseltirken, 2017 yılı için 3 faiz artışı öngörüsünde bulundu. Türkiye, Rusya, İran ve Suriye arasında yapılan temaslarda Suriye’de bir ateş konusunda çalışma yapılması kararı alındı.

Aralık ayını 74.000 seviyelerinden başlayan BIST-100 endeksi aybaşında 72.000 seviyesi altını test ederken, sonrasında hızlı toparlandı ve 78.000 seviyesi üzerini gördü. Aralık ayını %3’ün üzerinde bir yükselişle 76.500 seviyelerinden kapatma eğiliminde olan Endeks gelişmekte olan ülke borsaları içinde Rusya’dan sonra en iyi performansı gösteren borsa oldu. Aralık ayında TL’deki değer kaybı ve yurtiçi faizlerdeki yükseliş momentum kaybetti. Kasım ayı sonu ve Aralık ayı ilk haftasında satış baskısı altında kalan TL ve tahvil faizleri Fed faiz kararı (14 Aralık) sonrası sakinleşerek beklentimize paralel toparlanmaya başladı. Ancak, Fed faiz kararı öncesi dip seviyelerden hızlı yükseliş gerçekleştiren BIST Fed kararı sonrası ve Noel tatili nedeniyle yabancıların piyasada olmaması nedeniyle dar bantta sıkışarak aşağı yönlü sınırlı düzeltme eğilimine girdi. Global tarafta ise Trump’ın ABD başkanı seçilmesi sonrası başlayan gelişmekte olan ülkelerden gelişmiş ülkelere yönelen fon akımı Aralık ayında da devam etti. Aralık ayında gelişmiş ülke borsaları güçlü performans göstermeye devam ederken, gelişmekteolan ülke borsaları zayıf performans gösterdi.

FED, FAİZLERİ ARTIRDI

imf-57382d9c18c773147047e4ebFed, Aralık toplantısında beklendiği gibi faizleri oy birliğiyle 25 baz puan artırarak %50-%75 aralığına yükseltti. Fed üyeleri 2017 yılı için faiz tahminini %1,40’a yükseltirken, 2017 yılı için 3 faiz artışı öngörüsünde bulundu. Fed toplantı özetinde istihdamın güçlü, ekonomik aktivitenin ılımlı hızda büyüdüğü ve kısa vadeli risklerin dengeli olduğu vurgulandı. Enflasyonda yükseliş olmasına karşın hala %2 hedefin altında olduğunu yinelendi. Fed kararı sonrası basın toplantısı yapan Yellen ekonomide güçlenmenin devam edeceğini ve İstihdamın biraz daha güçleneceğini söyledi. Piyasalar Fed’in 2017 için 3 faiz artışı tahmini yapmasını şahin ton olarak değerlendirse de Fed faiz kararı sonrası hem Dolar endeksi hem de ABD tahvil faizlerinde sınırlı gevşeme eğilimi oluştu. TCMBise Aralık ayı toplantısında faizleri beklentilerinin aksine sabit bıraktı. Piyasalar TCMB’den 25-50 baz puan arasında hem politika hem de üst bantta artış bekliyordu. TCMB PPK toplantı özetinde, 3.çeyrekteki ivme kaybı sonrası alınan destekleyici teşvik ve tedbirlerin katkısıyla 4. çeyrekte iktisadi faaliyetlerde toparlanma beklendiği vurgulandı. Toplantı özetindeki önemli ifadelerden biri ise “Yakın dönemde küresel belirsizliklerdeki artışa bağlı olarak yaşanan döviz kuru hareketleri ve petrol fiyatlarındaki yükselişin enflasyon görünümüne dair yukarı yönlü risk oluşturduğu” cümlesi oldu. TCMB’nin faizleri sabit tutmasına karşın TL’de beklentilerin aksine değer kaybı devam etmedi. Bunun nedenlerinden biriglobal tarafta Trump sonrası gelişmekte olan ülke kurları üzerinde oluşan baskının azalmasınınetkili olduğunu düşünüyoruz. Aralık ayında OPEC’in petrol üretimini dondurma ve kısma konusunda anlaşması sağlamasıyla fiyatlarında hızlı bir yükseliş gerçekleşti. Bu yükseliş petrol üretici ülke para birimlerine ve piyasalarına pozitif yansırken, gelişmiş ülke borsalarındaki yükselişi destekledi.

EURO’YA OLAN SATIŞ BASKISININ HALEN DEVAM EDİYOR

2016 yılını kapatırken parite tarafında Euro’ya olan satış baskısının halen devam ettiğini görebiliriz. Aralık ayında ECB’nin (Avrupa Merkez Bankası) varlık alım programını uzatmasına karşın miktarı kıstığı için ilk etapta EUR/USD paritesine ciddi miktarda alış gelerek 1.09’a yaklaştı. Fakat bu yükseliş kalıcı olmadı ve hemen akabinde fiyatlar 1.06 seviyesine geriledi. Bunun yanı sıra Fed’in faizleri artırmasıyla paritede sert düşüşler devam etti ve son 14 yılın en düşük seviyesi olan 1.0365’e kadar geriledi. Yeni yılda da parite üzerinde satış baskısı devam edecektir. Avrupa tarafında İtalyan Bankaların yaşadığı sıkıntı ve Ocak ayında göreve gelecek olan ABD’nin yeni başkanı Trump’dan beklenen hamleler EUR/USD paritesinde daha aşağı seviyeleri görmemize sebep olabilir. İlk etapta parite için 1.0250 önemli destek seviyesi olurken bu noktanın aşılması durumunda 1 seviyesi psikolojik eşik olarak göze çarpmaktadır. Paritede alımların kuvvetlenmesi için 1.0660 noktası aşılması gereken kritik direnç seviyesidir.

DOLARIN GÜÇLENMESİ DEVAM EDEBİLİR

euro-bayragi-1477546789_gorsel_1USD/TRY’ye baktığımızda ABD’de Trump’ın göreve gelmesi sonrasında, seçim öncesi vaatlerinde belirttiği ekonomik reformları yapması halinde doların güçlenmesi devam edebilir. Buna bir de iç piyasadaki belirsizlikler, jeopolitik risklerin artması durumunda dolar kurundaki hareketliliği devamına neden olabilir. İç piyasada yeni risklerin ortaya çıkmaması, mevcut risklerin azalması durumunda ve doların global piyasada rüzgarının hafiflemesi halinde ise 3.48 ve 3.35 seviyelerine doğru kademeli olarak düşüşler bekleyebiliriz.

Uzun süredir düşüş trendinde olan Altın ons fiyatı Aralık ayında da bu hareketine devam etti. Kasım ayındaki ABD seçimleri sırasında 1330 seviyesine çıkan altın, Aralık ayında bu seviyesinden tam 200 dolar daha geriye geldi. 1120’li seviyelerden desteklerin arttığı altında alımların kuvvetlenmesi için 1150 direncinin aşılması gerekmekte. Aksi halde 1120 desteğinin kırılması halinde 1100 seviyesine doğru düşüş görülebilir. Altındaki yön için Ocak ayındaki doların performansı ve ABD tarafından gelecek olan haberler belirleyici olacaktır.

TRUMP, YÖNETİMİNE KİMLERİ ALACAK?

Ocak ayında yurtdışı piyasaların ana gündemi yeni ABD başkanı seçilen Trump’ın yönetimi devralmasıyla birlikte yönetimine kimleri alacağı olacak. Trump’ın yönetimi devralmasıyla birlikte seçim öncesi dönemindeki söylemlerini ve ne tür politikalar uygulayacağına ilişkin ipuçları piyasaların odak noktası olacak. Ocak ayında Fed faiz kararı olmaması ve Fed ilk toplantı kararını 1 Şubat’ta açıklaması nedeniyle piyasalar Fed üyelerinden gelen açıklamaları takip edecek ve Trump’In yönetimi devralmasıyla Fed’in para politikasının ne şekilde devam edeceğinin ip uçlarını arayacak. Ocak ayında merkez bankaları tarafında Avrupa merkez bankası (ECB) ve Japonya merkez bankasının (BoJ) faiz kararları öne çıkıyor. ECB bir önceki toplantıda tahvil alım miktarını düşürmekle birlikte alımların süresini uzatmıştı. Bu hamle Euro’nun hızlı değer kaybetmesinde etkenlerden biri olmuştu. Aralık ayında İtalyan bankalarına ilişkin risklerin ve endişelerin tekrar gündeme gelmesi beklenmektedir. İtalyan bankalarının sermaye ihtiyacına ilişkin gelecek olumsuz haber akışı piyasalarda Ocak ayında kısa süreli negatif fiyatlamaya yol açabilecek risklerden biri olacaktır. Ekonomik veri tarafında ABD’den gelecek başta enflasyon olmak veriler önemini korumaya devam edecek. Çin’den gelecek ekonomik veriler ise ikincil öneme sahip olmakla birlikte piyasalar üzerinde etkili olacaktır. Çin’den kötü gelebilecek ekonomik veriler ve Çin Yuan’ındaki değer kayıplarının hızlanması global piyasalardaki sistematik risklerden biri olarak görülüyor.

ANAYASA TASLAĞI VE CUMHURBAŞKANLIĞI SİSTEMİ

issizler-571383Yurtiçinde ise siyasi tarafta yeni anayasa taslağı ve Cumhurbaşkanlığı sistemine ilişkin tartışmalar gündemdeki yerini koruyacaktır. Ekonomik tarafta ise Moody’s’in not indirimi sonrası Fitch’in 27 Ocak’ta yapacağı kredi notu değerlendirmesine ilişkin karar önemli olacaktır. Moody’s sonrası Fitch’ten de bir not indirimi olabileceği endişeleri piyasaları baskılamaktadır. Fitch 19 Ağustos’taki değerlendirmesinde Türkiye’nin yatırım yapılabilir seviyedeki ‘BBB-‘ kredi notunu teyit ederken, görünümünü“durağan”’dan”negatif”e çekmişti. Genellikle negatif izlemeye alınan not aksiyonlarında risklerin devam etmesi durumunda kredi derecelendirme kuruluşları 6-18 ay içinde not indirimine gidiyor. Fitch’ten bu yönde bir aksiyon gelmesi kısa vadede TL varlıklarda negatif fiyatlamaya neden olacaktır. Fitch’ten bir not indirimi gelmemesi durumunda piyasalar üzerindeki negatif risklerden birinin kalkması son altı ayda güçlü negatif ayrışan TL varlıklarda hızlı bir toparlanmayı beraberinde getirebilir. Yurtiçi piyasalar tarafından bir diğer risk konusu ise Suriye’deki gelişmeler ve Jeopolitik risklerdir. Türkiye, Rusya, İran ve Suriye arasında yapılan temaslarda Suriye’de bir ateş konusunda çalışma yapılması kararı alındı. Bununla birlikte Türkiye’nin, Rusya ile taraflara sunulacak ateşkes planı üzerinde anlaşması sınırlı da olsa BIST’te pozitif tepkiyle karşılandı. Bu yönde gelebilecek pozitif haber akışı da kısa vadede TL varlıklarda bir toparlanma ve pozitif fiyatlamayı beraberinde getirebilir. Söz konusu riskler nedeniyle TL varlıkların göreceli olarak ucuz kalması bu beklentiyi destekliyor. Ekonomik tarafta ise TCMB’nin bundan sonra atacağı adımlar ve uygulayacağı para politikası önemini korumaya devam edecektir. TL’deki değer kaybının devam etmesi durumunda TCMB Fed faiz kararının da etkisiyle faiz artırımlarına ölçülü şekilde devam etme yönünde karar alabilir.

Son 6 yılda BIST’inOcak ayında dalgalı bir seyir izlemekle birlikte genellikle ilk yarıda pozitif bir trende hareket ettiği ve çoğunlukla ayı yükselişle kapattığı görülmektedir. Aralık ayında güçlü toparlanma eğilimi gösteren BIST yukarıda sıraladığımız global ve yurt içi risklerin azalmasıyla birlikte Ocak ayında yükseliş eğilimini devam ettirebilir. BIST’in ve TL varlıkların son dönemde yaşanan güçlü negatif ayrışma sonrası kısmen ucuz kalması bu beklentiyi desteklemektedir. Ancak,jeopolitik risklerin artması, yurtiçi siyasi tartışmaların tekrar alevlenmesi ve Fitch’in not indirme olasılığına ilişkin beklentilerin yükselmesi durumunda toparlanma çabasının cılız kalması beklenir. Özellikle TL’deki değer kayıplarının devam etmesi BIST’te tekrardan satış baskısının kuvvetlenmesine neden olacak.

Osman Göktan

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Haritası