Son Haberler

Ekonomide yeni dönem

İniş-çıkış ve zorluklarıyla bir yıl daha geride kaldı. 2014 senesine FED kararları ile birlikte iki seçim sığdırdık. Yıl içinde özellikle büyüme, canlanma sıkıntısı çekmeye devam eden bir Avrupa gördük. AB’nin yaşadıkları bize; enflasyon şişedeki cin, deflasyonun ise savaşılması gereken bir canavar olduğunu gösterdi. Durgunluk, küçülme ve işsizliğe sebep olduğundan en önemli problemlerin başında geliyor.

Avrupa ölçeğinde canlanma ve işsizlik en büyük sorun olmaya devam ederken, ABD tarafında gittikçe iyileşen ve canlanan bir ekonomi gördük. Gelişen ülkelerde ise en büyük sıkıntı piyasaların yeterli derinliğe sahip olmaması ve büyüme hızının yavaşlamaya başlamasıdır. Gelişen ülkelerde yılbaşından bu yana dövizde değerlenme görülmesi enflasyonu artırırken, talepteki azalma yoluyla büyümede önceki yıllara göre yavaşlama dikkat çekti.

Geçtiğimiz yılın ilk yarısından itibaren FED kararları etkisini gösterdi, dolar yağmuru kademeli olarak kesildi, diğer taraftan Rusya’nın, Ukrayna müdahalesi global ekonomi üzerinde baskı oluşturdu.

Döviz kurlarındaki yükseliş Türkiye’nin ihracatını olumlu etkilerken, ithalatını düşürmeye başladı. Türkiye’de dış ticaret açığı ile birlikte ekonominin yumuşak karnı olan cari açık gerilemeye başladı. Yılın ortalarından itibaren büyümenin ihracata dayalı ve daha kaliteli olacağı görülmeye başlandı. İç tüketimi sınırlamak için alınan kredi artış hızını düşürücü tedbirler etkili oldu ve kurların maliyet etkisiyle birlikte nispeten istenen seviyelere gelindi. Bir diğer değişle kredi genişlemesinde yavaşlama sağlandı.

Ukrayna olayının etkisiyle Rusya’dan kaçan sermaye, güvenli liman olarak Türkiye’ye geldi ve kur artışları nispeten dengelendi. Tüm bu gelişmeler yaşanırken ihracatımız artmaya devam etti. Hazır giyim ihracatının ilk kez tek başına 18 milyar doları aştığını ve toplam ihracat içinde liderliği ele geçirdiğini gördük. İhracatımız içinde hazır giyim ve tekstilin payı toplamda yüzde 20’yi aştı. İşsizliğin çözümünde hazır giyim ve tekstilin çok önemli payı olduğu gelişmiş ekonomiler tarafından da kabul edildi. önemli bir diğer konu ihracatın, ithalatı karşılama oranı ilk kez yüzde 68’leri aştı.

Yılın son çeyreğinde petrol fiyatları kademeli olarak yaklaşık yüzde 50 geriledi ve 115 dolarlardan 55 dolara kadar düştü. Beklenmedik bu gelişme tüm dengeleri değiştirdi. Petrol fiyatlarındaki düşüş, Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkelerde etkisini net olarak göstermeye başladı. Hâlihazırda 2014 başından beri gerileyen cari açık ile ilgili daha da hızlı bir düşüş görülmeye başlandı. Yıllar sonra ilk kez yüzde 4.5’lar seviyesinde cari açık, milli gelir oranı göreceğiz. Hatırlanırsa bu oran yüzde 12’lerden döndü. Ocak Ekim döneminde cari açık yaklaşık yüzde 40 geriledi. Düşen petrol fiyatları ekonomiye aşı etkisi yaparak güçlenmesine hız verdi. Bu durum ekonominin, global krizlere karşı mukavemetini arttırıyor.

Tüm bu gelişmelere bağlı olarak 2015 yılında, ihracatımızın yaklaşık yüzde 50’sini gerçekleştirdiğimiz AB pazarını yakından izlemeye devam edeceğiz. Rusya pazarında oluşabilecek sıkıntıları fırsata dönüştürme yolları iyi araştırılmalı. Her tehdidin beraberinde fırsatlar getirdiği gerçeği unutulmamalı. Son 5 yıl boyunca ucuz dolar yağmurundan faydalanan Türkiye gibi gelişen ülkeler, önümüzdeki uzunca bir dönemin değerli dolar dönemi olacağı hesabıyla stratejilerini oluşturmalı. İşletmeler ve ülke ekonomisi açısından büyümenin ihracat kaynaklı olacağı ve yeni dönemde rekabet açısından kurların bunu destekleyeceği iyi bilinmeli. Firmalar, bu yeni dönemde işleyen dokuyu bozmadan değişimi yönetmeye gayret etmeli.

Yeni Ufuklar

Süleyman Orakçıoğlu

ORKA Holding Yönetim Kurulu Başkanı

orakcioglu@turcomoney.com

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Haritası