Son Haberler

En önemli iki gündem

Şubat ayına, yılbaşı sonrası yaşanan düzeltmelerin ardından pozitif bir başlangıç yapan global piyasalar, ay içinde FED toplantısı olmamasının da etkisiyle pozitif bir ayı geride bıraktı. Şubat ayı içinde ABD’den gelen verileri izlemeye devam eden piyasalar aynı zamanda FED başkanı Yellen’in Senato’daki sunumunu da yakından takip etti. Yellen’in açıklamalarında piyasa beklentilerinin çok ötesinde bir arguman çıkmaması piyasaları yukarı hareketinde rol oynarken, ABD borç tavanı konusunda anlaşma sağlanması da yükselişin sürmesini destekledi. Ay içinde açıklanan Ocak ayı FED toplantısına ilişkin tutanaklarda, tahvil alımlarının azatlım miktarı ve faiz artışı döneminin zamanlaması konusunda konuşulduğu görülürken, bu gelişmenin kısmen de olsa global piyasalar üzerinde bir tedirginlik yarattığını söyleyebiliriz. Tutanaklarda yer alan ifadelerin kar satışı amacıyla kullanıldığı görülse de global piyasalarda artan risk iştahı, yukarı yönün korunmasında etkili oldu. Ay içinde yapılan Avrupa Merkez Bankası açıklamalarında piyasaları çok hareketlendirecek bir yenilik çıkmazken, FED’in önümüzdeki toplantılarda ölçülü indirime devam edeceği beklentisi ise ağırlık kazanmaya devam etti. Bu arada Ukrayna ve Tayland’da yaşanan olaylar özellikle gelişmekte olan ülke para birimleri üzerinde baskı oluşturduğu gözlemlendi.

Ocak ayındaki satış baskısının ardından Şubat ayında yurt dışı piyasalara paralel yukarı hareketler gözlenen BIST tarafında, olumsuz verilerin daha çok ön planda olduğunu izledik. Şubat ayına beklentilerin oldukça üzerinde gelen enflasyon verisi ile başlayan Borsa İstanbul, yukarı yönlü hareketini sürdürmeye çalışsa da kredi derecelendirme kuruluşu S&P’nin Türkiye’nin kredi görünümünü durağandan negatife düşürdüğünü açıklaması ve Aralık ayı cari açık verisinin beklentilerin üzerinde gelmesi, yurt dışı piyasalardan negatif ayrışmamızda etkili oldu. Bu kararın ardından yurt dışı piyasalardaki yukarı hareketlere katılmakta zorlanan Borsa İstanbul, 60,000 üzerinden başladığı Şubat ayında en yüksek 66,000 seviyesine kadar ulaşabildi. Bu seviyelerden itibaren kar satışları gözlenen BIST’te, aynı zamanda gelişmekte olan ülke para birimlerinde dolara karşı yaşanan hareketliliğin de olumsuz yansımalarını gördük. Merkez Bankası’nın 28 Ocak’ta gerçekleştirdiği ara toplantıda gerçekleştirdiği faiz artışı sonrasında ay içindeki olağan Merkez Bankası Para Politikası Kurulu toplantısından ise beklentilere paralel herhangi bir değişiklik kararı çıkmadı.

Ocak ayındaki yükselişini Şubat ayında da devam ettiren altın önemli direnç olan 1300 seviyesini aştı. Uzun dönemden beri düşüş trendinde olan altın bu çıkışıyla yeni bir trende girdi. Altının bu yükselişinde ABD’de açıklanan karışık verilerden ziyade fiziki taleplerin artması etkili oldu. Buna göre ABD’de işsizlik oranı % 6.6’ya düşerken, Fed’in hedef olarak belirlediği % 6.5 seviyesine yaklaşmış oldu. Bununla birlikte tarım dışı istihdam verisi ise bu ay da beklentilerin altına kaldı. Buna karşın Fed Şubat ayında da tahvil alımlarını azaltmaya devam ederek 75 milyardan 65 milyar dolara düşürdü. Ayrıca Fed, düşük faizler için daha önce vurguladığı oran olan % 6.5’i işsizlik değiştirmeyi düşünmekte. Bu da bize yakın zamanda FED’in faiz artırmayı düşünmediğini gösteriyor. Altın için 1325 seviyesi oldukça önemli, bu seviyenin üzerinde kalınması durumunda 1375 öncelikli hedef olacaktır. Bu noktanın aşılması ise 1400’lü seviyelerin tekrar görülmesini sağlayabilir. Aksi takdirde 1305 önemli destektir. Bu nokta kırılırsa teknik olarak 1260’a kadar geri çekilme görülebilir.

Şubat ayında Euro, FED hamlelerine rağmen değer kazandı. Yeni Başkan Yellen’in beklentiler dahilinde yaptığı açıklamalar piyasa algısında büyük değişikliğe neden olmadı. Fakat ECB Başkanı Draghi’nin, Şubat başında yaptığı konuşma EURUSD paritesinde çıkış trendini başlattı. Faiz indirimi için Mart ayında açıklanacak makro ekonomik verileri izleyeceklerini belirten Draghi, aynı zamanda Euro Bölgesi ekonomisi adına olumlu mesajlar verdi. öte yandan ABD’ye bakıldığında kötü hava koşulları nedeniyle perakende satışları ve konut sektörüne dair rakamlarda olumsuz görünüm hakim. Bu da paritenin Şubat ayı boyunca çıkış yaşamasına etki eden diğer sebep olarak gösterilebilir. Mart ayı için teknik seviyelere bakıldığında 1.38’in kritik direnç olarak gözüküyor.

Dolar kuruna bakıldığında ise 28 Ocak gecesi yapılan faiz artırımının etkileri Şubat ayı boyunca devam ettiğini görüyoruz. Piyasa beklentisinin çok üzerinde olan faiz kararı sonrası kurda bir günde 1,500 piplik dalgalanma yaşandı. Daha sonrasında ise Şubat ayına kadar düşüşüne devam eden kurun, 2.1730 seviyesini destek olarak kabul ettiğini gözlemledik. 18 Şubat’taki Para Politikası Kurulu toplantısında da faiz oranlarının değiştirilmemesi, TCMB’nin dik duruşunu gösterir nitelikte. Kurun düşüşüne Mart ayında da devam etmesi durumunda 2.1730 ve 2.15 destekleri yakından izlenecek.

Mart ayının yurt dışı kaynaklı en önemli gündem maddesi FED’in 19 Mart akşamı açıklayacağı toplantı sonucu olacak. Piyasalarda genel beklenti, FED’in tahvil alımlarında 10 milyar dolarlık azaltıma devam edeceği yönünde. Toplantı sonrası FED Başkanı Yellen’in yapacağı basın açıklamasında ise, FED’in faiz artırımına başlayacağı sürece ilişkin açıklamalarda bulunması beklenebilir. Bu açıklamalar ise global borsalardan daha çok gelişmekte olan ülke piyasaları üzerinde sert hareketlere neden olacak. Mart ayında Avrupa Merkez Bankası toplantısını da yakınan izleyecek olan piyasalar, çıkacak olası bir faiz indirimi kararı ile yukarı denemelerine devam etmeye çalışacak. Yurt içinde ise Aralık ayında yaşanan gelişmeler sonrasında artan siyasi risk nedeniyle çok daha önemli olan 30 Mart yerel seçimler gündemin ana maddesini oluşturacak.

Şubat ayında yurt dışı piyasalardaki yükselişten payını alamayan Borsa İstanbul tarafında Mart ayında sert hareketlerin görülebileceğini düşünüyoruz. FED toplantısına kadar geçecek süreçte, özellikle 30 Mart’ta yapılacak olan seçimlere ilişkin pozisyon değiştirmeler ve iç gündemde ön plana çıkacak haber akışına bağlı sert hareketler izlenebilir. BIST tarafındaki hareketlerin sertliğini, yabancı yatırımcıların atacağı adımlar ve yapacağı pozisyon değişimleri belirleyici olacak.

İçeriden Bakış

Osman Göktan

Şeker Yatırım Genel Müdürü

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Haritası