Son Haberler

Gastronomi sektöründe uluslararası akreditasyon

2012‘den itibaren ciddi bir ivme kazananTürkiye ekonomisi; gıda ve gastronomi sektöründe de, dünyanın dikkatini çekmeyi başarıyor. Uluslararası Mekan Markaları,Chefler, her türlü yiyecek ve içecek ürünleri yurt dışından ülkemize girmeye, ülkemizde üretim ve yatırım yapmaya başladı. ülkemizde direkt veya yerli partnerlerle mekanlar açılmaya çalışırken, iç piyasanın aktörleri de gastronomik olan her konuda kendi markalarını yaratmaya, yeni ürünlerle pazarlara hâkim olmaya ve elemana yatırım yapmaya başladılar.

Bu hususlar kaçınılmaz olarak kaliteyi yükseltmeye, yatırımcıyı teşvik etmeye,tüketicileri de bu yeni mekanlara gitmeye,yeni markaları denemeye yönlendirdi. Yiyecek içecek ve turizm sektörlerindeki bu ekonomik yükseliş, bu alanlarda eğitimi ve bu eğitimleri veren kuruluşları da tetikledi. İletişim, internet ve medyada bu konuya balıklama atlayınca canlanma ve talep hızlandı. Bu gün sadece Hotel, Restaurant, Fast Food mekanları ve pastane dizayn eden mimari bürolar ve bu bürolara özel üretimler yapan atölye ve fabrikalarımız var. İthal ve yerli üretim gıda maddelerindeki çeşitlilik, Anadolu yatırımcısının da devreye girmesiyle yepyeni bir sektör daha yarattı , ev dışı tüketim tedarikçiliği ve dağıtımıkonuları doğdu. Markalar ürünlerinin tanıtımlarında artık profesyonel chefleri kullanır oldular. Gıda üretimi, dağıtımı, hazırlama, sunum hattatanıtım faaliyetlerinde binlerce kişiye istihdam alanları açıldı.

Peki yeterli mi?

Tabii ki hayır. 76 milyon nüfusu olan ve bu nüfusun yarısı kadar turist ağırlayan, muhaciri, görevlisi, ilticacısı, kaçağıyla birlikte pek çok değişik katmandan insanı içinde barındıran ülkemiz elbette daha da gelişiyor. Dünyaya gıda maddeleri ve tarım ürünleri ihracatımız artmaya başladı. Yurt dışında Türkiye’nin ürünlerini satan marketler ve Türk mutfağı yapan mekânların sayısı artıyor. Bu gelişim beraberinde yeni sıkıntılar da getiriyor. Bize göre malımız iyi, markamız iyi, profesyonel sanatçılarımız iyi, konseptlerimiz iyi de, iyi takdim edebiliyor muyuz? Orası şüpheli, her kuruluş her ürünü veya hizmeti için referanslar topluyor, alıcıları ikna turları düzenliyor, onları ülkemize davet edip ağırlıyor, dünya fuarlarına katılıyor. Her kurum, her hususunun veya her kişi kendisinin en iyi olduğunu kanıtlamak için bin bir hesabın içine giriyor. Ancak dünya karşı tarafa kendini kabul ettirme sorununu çözmüş! Bunun için Uluslararası Akreditasyon kuruluşları oluşturmuş, onlar da ispat edecek çok şeyleri olan ülkelerde şubelerini açmışlar.

İstanbul‘da bulunan bu kurum aynı zamanda bir STK hüviyetine sahip, bilgilendiriyor, eğitiyor, sınıyor ve yönlendiriyor. Bizim gastronomi sektörümüze de “Kurduğun mekanın, dünya veya ülke çapında bir mekan olduğunu ve her milletten insanı ağırlayabileceğini, sanatında örneğin aşçılık, tüm dünyada ve ülkende bu sanatı iyi yapan biri olduğunu, fabrikanda veya elinde ürettiğin malın/lezzetin bütün dünyada ve ülkende herkes tarafından kabul görecek bir ürün, yenebilecek bir lezzet olduğunu tek bir gayretle, bu kuruluşlara müracaatla tüm dünyaya takdim etmenin yolu artık bize de açılmış oldu. Bu belgeyle, uluslararası konuklar ağırlanabilir, uluslararası mekanlarda iş bulup çalışılabilir,üretilen malların ihracatı ve dünya tanıtımı bu belge ile tereddüde imkan bırakılmadan gerçekleştirilebilir.

Gastronomi

M. Vasfi Pakman

Lezzet Markaları Derneği Başkanı

1 Yorum

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

  • Avatar
    aslı çoban
    15 Aralık 2014 08:10 -

    çok güzel bir konu keyifle okudum , uluslararası akreditasyon konusu çok önemli iyi çalışmalar dilerim .

  • Site Haritası