Son Haberler

Hiç bir uçak havada kalmaz

*Virüsün kendisi son derece adil (!), zengin-yoksul, yaşlı-genç, kadın-erkek ayrımı gözetmeksizin herkese hızlı bir şekilde bulaşıyor. Vücut direnci zayıf olanı ölüme götürüyor. O kadar bulaşıcı ve tehlikeli ki; küresel devler, trilyon dolarlar, 21’nci yüzyılın küresel gelişmişliği ve tıbbi teknoloji, karşısında çaresiz kalıyor.

 *İnsanlar sokağa çıkmamaya, daha az tüketmeye başladı. Neredeyse bütün dünyada üretim durdu. Küresel dünyanın lider ülkeleri insan-emek, para-sermaye dolaşımına fiili sınırlar koymaya başladı. AB çatırdamaya başladı. İnsanlarda işsizlik ve gelecek kaygısına ilave olarak, “bugün kaygısı” başladı. Korku imparatorluğu oluştu.

*Faturası nihai tüketiciye yüklenecek olan dev bütçeli mali paketler derde deva olamayacak. Ekonomide yaşanan aşırı durgunluğa paralel olarak işsizlik artacak, özellikle turizm, konaklama, seyahat, eğlence, eğitim, hizmetler sektörü başta olmak üzere pek çok sektörde iflaslar-el değiştirmeler yaşanacak.

*Yeni düzende bugüne kadar olduğu gibi zengin daha zengin, yığınlarca yoksul daha yoksul olacak, dünya ülke-şirket büyüklük sıralamaları-hükümetler değişecek. Büyük-küçük milyonlarca şirketler-işyerleri batacak. Sonuçta, küreselleşme-liberal sistem kendine yeni bir rota çizerek yaptıkları hataların bedelini halklara ödetecek.

Yıllar önce, arkadaşım Enis Basım’la birlikte uçakla Ankara’dan İstanbul’a dönerken, uçak İstanbul semalarına yaklaştığında yoğun türbülansa yakalandı. Hal böyle olunca yolcular olarak endişeye kapıldık, korktuk. Herkes gibi benim de endişelendiğimi gören arkadaşım gülümseyerek, bana “Havacılık kurallarına göre bugüne kadar hiçbir uçağın havada kalmadığı tespit edilmiş, ineceğiz, endişelenmenize gerek yok” dedi.

Cümleye havacılık kuralları vs. diye başlayınca ciddi bir şey söyleyeceğini düşündüm. Bir an durakladım, sonra şaka yaptığını anlayınca o korku dolu atmosferde epey bir gülüştük. Sonunda kurallar gereği (!) uçak yere indi ve derin bir nefes aldık.

 İNSANOĞLU İÇİN, DÜNYAMIZ İÇİN GERÇEK BİR TÜRBÜLANS DURUMU

Koronavirüsü ile ilgili içinde bulunduğumuz durum da insanoğlu için, dünyamız için gerçek bir türbülans durumu. Milyarlarca insan endişe ve korku içinde. İnsanlar işe gidemez, evinden dışarı çıkamaz hale geldi. Dünyadaki her şey küçücük bir virüs karşısında adeta anlamını yitirdi. Bilim adamlarınca önerilen çare (!) virüsten kaçmak, çözüm ve slogan ise “Evde kal, elini yıka, sosyal mesafeye dikkat et.”

Bu yaşadıklarımız sonrası arkadaşımın esprisi aklıma geldi. Bütün uçaklar elbette inecek,  bu kriz de sonunda bitecek. Türü ne olursa olsun bugüne kadar bitmemiş bir kriz olmadı. Bitecek ama maddi-manevi maliyeti ne olacak, bu maliyetlerden kim ne kadar pay alacak, önemli olan bu.

TIBBİ TEKNOLOJİ KARŞISINDA ÇARESİZ KALIYOR

Sonuçlarına diyemeyiz ama virüsün kendisi son derece adil (!), zengin-yoksul, yaşlı-genç, kadın-erkek ayrımı gözetmeksizin herkese hızlı bir şekilde bulaşıyor. Vücut direnci zayıf olanı ölüme götürüyor. Güçlü olan ise ayakta kalıyor. Olay bu kadar net. O kadar bulaşıcı ve tehlikeli ki; küresel devler, trilyon dolarlar, 21’nci yüzyılın küresel gelişmişliği ve tıbbi teknoloji, karşısında çaresiz kalıyor.

Şu ana kadar olan bitene bakınca, uçak inecek inmesine de anlaşılan o ki, koronavirüsü sonrası yeni bir dünya düzeni ile karşı karşıya kalınacak ve hiçbir şey koronavirüsü öncesi ile aynı olmayacak. Bunu görmek için müneccim olmaya gerek yok, zira kısacık zaman dilimi içinde bile insanların hayata bakışı ve öncelikleri, şirketlerin ise iş yapma biçimleri değişti.

İş yerlerinde pek çok personel home office olarak çalışmaya başladı. Alışverişler yoğunlukla internet üzerinden yapılmaya başlandı. Banknot yerine kredi kart kullanımı hızlandı. Borsalar çöktü. Petrol dahil mal fiyatları neredeyse yarıya düştü. Altın bile kısa zamanda önemli değer kaybı yaşadı.

NEREDEYSE BÜTÜN DÜNYADA ÜRETİM DURDU

İnsanlar sokağa çıkmamaya, daha az tüketmeye başladı. Tüketse bile ürün tercihleri değişti Neredeyse bütün dünyada üretim durdu. Küresel dünyanın lider ülkeleri insan-emek, para-sermaye dolaşımına fiili sınırlar koymaya başladı. AB çatırdamaya başladı. İnsanlarda işsizlik ve gelecek kaygısına ilave olarak, “bugün kaygısı” başladı. Korku imparatorluğu oluştu.

Hayatta kalmanın reçetesi olarak görülen sosyal mesafe kavramıyla birlikte, dışarıda çıkıp dolaşmanın, arkadaşlarla buluşmanın,  restorana gidip bir şeyler yemenin, arkadaşlarımızla özgürce görüşmenin, hatta tokalaşmanın bile hasreti çöktü. İş yaşamında belki de 10-15 yıllık zaman diliminde geçilecek uygulamalara bugün geçildi.

Sonuç olarak, ülkeler tarafından açıklanan ve sonunda faturası nihai tüketiciye yüklenecek olan dev bütçeli mali paketler derde deva olamayacak. Ekonomide yaşanan aşırı durgunluğa paralel olarak işsizlik artacak, özellikle turizm, konaklama, seyahat, eğlence, eğitim, hizmetler sektörü başta olmak üzere pek çok sektörde iflaslar-el değiştirmeler yaşanacak.

HER ZAMAN OLDUĞU GİBİ ZAYIFLAR YOK OLACAK, GÜÇLÜLER KALACAK

Her zaman olduğu gibi zayıflar yok olacak, güçlüler ayakta kalacak. Ve bu yeni düzende bugüne kadar olduğu gibi zengin daha zengin, yığınlarca yoksul daha yoksul olacak, dünya ülke-şirket büyüklük sıralamaları-hükümetler değişecek.

Büyük-küçük milyonlarca şirketler-işyerleri batacak, bugüne kadar doğru bilinen pek çok şeyin yanlış olduğuna kanaat getirilecek. Sonuçta, küreselleşme-liberal sistem kendine yeni bir rota çizerek yaptıkları hataların bedelini halklara ödetecek.

Dünyada üretim merkezleri yer değiştirecek, kısmen ithal ikameci eğilimler baş gösterecek. Şirketlerin iş yapma biçimleri değişecek, robotlar ve yapay zeka teknolojisinin hayatımıza girmesi hızlanacak, uzaktan eğitim ve evde çalışma modeli yaygınlaşacak, bireylerin tüketim kanalları ve tercihleri farklılaşacak, tüketici değil şirketler müşterilere ulaşmaya çalışacak ve bu anlamda internet üzerinden alışveriş yaygınlaşacak, banknotun yerini dijital paralar alacak.

Bütün bu ve beklenmedik diğer süreçler kısacık zaman dilimine inecek. Değer öncelikleri farklılaşacak, buna mukabil bireyler deri altına yerleştirilecek olan çipler yoluyla izlenmekten, sağlık ve güvenlik adına metalaşmaktan kendisini kurtaramayacak.

BİRKAÇ HAFTA İÇİNDE ALINACAK KARARLAR EKONOMİ, POLİTİKA VE KÜLTÜRÜMÜZÜ ŞEKİLLENDİRECEK

Sapiens’in yazarı dünyaca ünlü tarihçi Yuval Noah Harari (Çeviri-Ayşen Tekşen), önümüzdeki birkaç hafta içinde hükümetlerce alınacak kararların ekonomi, politika ve kültürümüzü şekillendireceğini, kısa vadeli önlemlerin büyük bölümünün genellikle kalıcı önlemlere dönüşeceğini, gelişmelerde tarihsel sürecin hızlanacağını, tehlikeli teknolojilerin üzerinde fazla düşünülmeden hayatımıza dahil edileceğini, toplumların virüs bahanesiyle kobay olarak sosyal deneye tabi tutulduğunu belirtti.

Harari, karşımızda iki seçim olduğunu, birincisi totaliter gözetim veya vatandaşın güçlendirilmesi arasında, ikincisinin ise ulusalcı tecrit veya küresel dayanışma arasında olduğunu vurguladı. Gerçek anlamda vatandaşın güçlendirilmesi ve küresel dayanışmanın geleceğimiz için çok büyük önem arz ettiğini ifade ederek bunun insanlık için bir fırsat olabileceğine işaret etti.

Özetle, korona sonrası hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Kriz ve olağan dışı durumlara hazırlık yapmanın fantezi olmadığı daha iyi anlaşılacak, bu durumdan önemli dersler çıkarılacak, insan sağlığının kar hırsından daha önemsiz olmadığı anlaşılacak.

Bir diğer önemli husus, hangi ülkenin vatandaşına ve hatta insanlığa ne ölçüde değer verdiği, hangi şirketin müşterileri için nasıl bir tavır (fırsatçı veya müşteri odaklı) sergilediği, çalışanlarına ne ölçüde değer verdiği de hafızalara kazınmış olacak.

Şaban Çağıran

Bankacı

cagiran@turcomoney.com

 

 

 

 

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Haritası