Son Haberler

PİYASALARIN GÖZÜ MERKEZ`DE

Küresel hisse senedi piyasaları açısından hızlı yükselişlerin yaşandığı Kasım ayı özellikle emtia piyasaları açısından sert fiyat hareketlerinin yaşandığı bir ay oldu. Ekim ayında dünyanın en büyük ekonomisini yöneten ABD tarafında ‘Kongre’nin partiler arasındaki bütçe anlaşmazlığını çözememesinin ardından 17 yıl sonra ilk kez hükümet kısmen kapandı ve hazine borçlanma limiti konusunda uzlaşma sağlamada zorlandı. Bununla birlikte, ABD Merkez Bankası’nın (FED) para politikasında yapacağı düşünülen değişiklere ilişkin beklentiler, finansal araç fiyatlarındaki değişimlerde baskın bir rol alırken, altın ve gümüş gibi emtia fiyatlarında düşüşler gerçekleşti.
Avrupa cephesinde ise ECB’nin, faiz politikasında yapmayı tercih ettiği değişiklikler piyasalarda yankı buldu. Euro Bölgesi’nde enflasyonunun düşmeye devam etmesi Banka’nın, politika faiz oranını yeni bir rekor seviyeye çekmesine neden oldu. Euro’da sert kayıplara neden olan faiz indirim kararın ardından yine geride kalan ay içerisinde ECB’nin mevduatlara negatif faiz uygulayabileceği haberleri kıtanın ortak para birimi üzerinde etkili oldu.

ABD’deki ekonomik gelişmelerle birlikte politik çekişmelerin de gündemde oldukça fazla yer aldığı ve halen etkilerinin sürdüğü Ekim ayı önemli gelişmelere sahne oldu. Hatırlarsanız, ABD hükümetinin 17 gün boyunca kapalı kalması ile oluşan FED’in tahvil alım miktarını azaltma planlarını ertelemesi beklentileri, 148 bin ile tahminlerin çok altında kalan tarım dışı istihdam verisi ile desteklenmişti. Ancak 30 Ekim’de tamamlanan FOMC toplantısı sonrasında yapılan açıklamalar FED’in, Ekim ayından önceki duruşunda büyük bir değişiklik yapmadığını ortaya koydu.

Hükümetin kapanması ise FED’e göre ekonomik faktörler arasında değerlendirilmesi gereken bir unsurken, istihdam piyasasında toparlanma devam ediyordu. Ekim sonundaki bu açıklamalar paralelinde FED’in ilerideki para politikası değişikliklerine yönelik beklentiler için belirsizlik artarken, Kasım ayı başında yayınlanan tarım dışı istihdam değişimi verisi bu kez oldukça iyi bir performans göstererek Ekim ayında 204 bin yeni Amerikalının iş sahibi olduğuna işaret etti. Bu rakamın ardından yine Kasım ayı içerisinde yayınlanan FOMC’nin toplantı tutanakları, Banka’nın tahvil alımlarını gelecek toplantılarında kısmaya başlayabileceğine ilişkin ipuçları verdiği şeklinde yorumlandı.

Piyasa beklentilerinde yaşanan bu keskin değişiklikler arasında sert dalgalanmalara maruz kalan ABD Dolar’ı genel olarak değer kazanırken, sarı maden Ekim ayında gördüğü en düşük seviyelerin de altına düştü. FED Başkanı Bernanke ile birlikte Şubat 2014’te büyük bir olasılıkla FED’in başına geçecek olan Janet Yellen’ın Kasım ayındaki konuşmalarında, genişlemeci para politikasına daha yakın olduklarını ortaya koyan tutumları, FED’in yakın bir tarihte tahvil alımlarını düşüreceği beklentilerinin önüne geçemedi.

çİN VE AVRUPA’DAN öNEMLİ ADIMLAR

FED’in para politikasında yapabileceği olası değişikliklere ilişkin beklentiler ile yön arayan küresel varlık fiyatları, geride kalan ay içerisinde Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve çin gibi dünyanın önemli ekonomik aktörlerinden gelen haberlerden de etkilendi. çin Komünist Partisi’nin Kasım ayında gerçekleştirdiği ve 4 gün süren toplantısının ardından ülke için önemli reformların yer aldığı kararlar kabul edildi. çin, piyasaları özgürleştirmek adına büyük adımlar atılacağının ipuçlarını verdi. Avrupa’da ise 4 yılın en düşük seviyesine gerileyen enflasyon sonrasında ayın başında yaptığı toplantıda ECB, politika faiz oranını indirerek piyasa katılımcılarını şaşırttı. Euro Bölgesi’nde yıllık tüketici fiyatları endeksinin kademeli olarak gerilemeye devam etmesi ve işsizlik oranının Birlik tarihinin en yüksek seviyesinde kalmayı sürdürmesi ECB’nin faiz tarafından yeni bir hamle yapmasına neden oldu. Banka yüzde 0.50 olan politika faiz oranını 25 baz puan düşürerek yüzde 0.25’e indirirken, mevduat faizlerinin negatife çekilebileceği de, faiz indirimi sonrasında gündeme gelen önemli gelişmeler arasında yer aldı.

Henüz negatif mevduat faizi konusunda net bir sonuç olmadığı görülürken, Banka yetkililerinin konuyu değerlendirdikleri yönünde haberler basına yansıdı. Söz konusu haberlerin gündeme gelmesi sonrasında ise Euro’da sert değer kayıpları izlendi. ECB’nin ilerleyen aylarda yapacağı toplantılarda bu konu yakından izlenecekk, ECB Başkanı Draghi’nin konu hakkında yapacağı yorumlar da dikkatle incelenmeye devam edilecek.

TCMB TEMKİNLİ OLMAYI SüRDüRDü

FED’in tahvil alımlarına yönelik artan belirsizlikler iç piyasalarda da dalgalanmalara neden olurken, FOMC kayıtlarının yayınlanmasından 1 gün önce toplanan TCMB, parasal sıkılaştırma adımlarına bir yenisi daha ekledi. Politika faizi ve faiz koridorunun bantlarında herhangi bir değişiklik yapmayan TCMB’nin Para Politikası Kurulu (PPK), 1 ay vadeli repo ihalelerini iptal ederek miktar bazlı müdahalelerine devam etti. Piyasaya akacak TRY miktarını azaltmayı amaçlayan PPK, böylelikle küresel gelişmelerden kaynaklanan fiyat değişimlerini baskı altına almaya çalışacak. FED’e yönelik belirsizlikler ile Kasım ayı ortalarında 2.06 seviyelerine kadar tırmanan USD/TRY paritesi ise daha sonra artan risk iştahı ve Janet Yellen beklentileri ile 2.00 civarına kadar geriledi.

PİYASALAR ABD‘YE ODAKLANACAK

Kasım ayında yayınlanan FOMC toplantı kayıtları ile pekişen FED’in tahvil alımlarını önümüzdeki aylarda azaltmaya başlayabileceği beklentisi, yılsonuna gelinirken varlık fiyatlarına yön verecek temel unsur olarak yatırımcıların öncelikli gündem maddesi olacak. FED’den yapılan açıklamalarda, parasal genişleme programının kaderinin ekonomik gelişmelere bağlı olduğu vurgulanmaya devam ediliyor. Bu paralelde özellikle ABD’nin istihdam sektörüne ait bilgiler verecek rakamla, piyasalarda yönü belirleyici olabilecek temel girdiler olarak dikkat çekiyor.

Noel tatili ve yılsonunun gelmesi nedeni ile Aralık ayındaki işlem hacimlerinin düşüş göstermesi bekleniyor. Aynı zamanda 6 Aralık tarım dışı istihdam değişimi verisi ve 18 Aralık’ta tamamlanacak FOMC toplantısı, kritik önem taşıyor. FED’in ABD ekonomisine vereceği teşviklere ilişkin yatırımcılara ipuçları sunabilecek bu gelişmeler, Dolar’ın ve dolayısı ile birçok varlığın fiyatındaki değişimlerde etkili olabilecek ana faktörler olarak dikkat çekiyor.

İki gün sürecek ve 18 Aralık’ta tamamlanacak FOMC toplantısında tahvil alım miktarının azaltılacağı beklentileri güçlenebilir ve bu paralelde Dolar’da yükselişler gözlemlenebilir. Bu gibi bir durumda ise dolarla ters korelasyonda olan altın ve gümüş başta olmak üzere değerli madenler başta olmak üzere global hisse senetlerinde düşüşler gerçekleşebilir. Ancak dünyanın en büyük ekonomisinden açıklanacak ekonomik göstergeler olumsuz bir görünüm oluşturursa, FED üyelerinin parasal genişlemeyi kısma planlarını daha ileriki aylara öteleyeceği beklentisi destek bulabilir. Bu durumda ise bol likiditenin devam edeceği düşüncesi ile Dolar’da aşağı yönlü baskı oluşabilecekken, Altın ve Gümüş fiyatlarında yükselişler görülebilir.

PİYASAYA DOĞRU YAKLAŞIM BAŞARI GETİRİR

Küresel piyasalarda yönün netlik kazanmadığı, yatırımcıların ABD ve Avrupa bölgesindeki ekonomik verilere odaklandığı son dönemlerde, yatırımcının piyasa psikolojisine doğru yaklaşımı başarılı işlemler gerçekleştirmesi adına daha büyük önem kazanıyor. özellikle Forex piyasasında işlem yapmanın sabır ve takım çalışması gerektiren bir strateji topluluğu olduğu düşünüldüğünde… Hemen hemen her gün açıklanan haberler ve piyasada oluşan sert hareketler, işlemlerimizde heyecanın üst noktalara taşınmasını sağlarken, bu heyecana dayanamayan Forex işlemcileri de hesaplarında önemli kayıplar gerçekleşiyor. Oysa sistemli ve disiplinli bir çalışma içerisine giren trader, piyasadaki gelişmeleri doğru yorumlayarak teknik analizdeki beklentileri kolaylıkla gözlemleyebilir ve var olan trendleri kolaylıkla takip edebilir.

Sabır ve takım çalışması piyasalar açısından da çok önemlidir. Son zamanlarda Altın fiyatları ile ilgili yaşanan karamsarlığa objektif olarak bakarsak şunu görebiliriz: Bazı seviyelerden toparlanan ve bu toparlanmayı sanki alış fırsatıymış gibi gösteren uluslararası kuruluşlar, para yönetimi gerçekleştiren işlemcilerin işlem psikolojilerini değiştirmesini sağlıyor. Bu tutum var olan düşüş trendinin sorgulanmasını bir kenara atarak sadece kulaktan dolma bilgilere dayalı işlemlerin oluşmasına fırsat tanıyor. Oysa fiyat hareketlerinin temelinde yatan en önemli olgu yatırım psikolojisidir ve grafiklerde yer alan mum hareketleri de bize asıl doğruyu gösterecek en önemli stratejidir. Yatırım stratejisi olarak hemen hemen herkes tarafından bilinen ancak uygulamaya geçtiğinde ihmal edilen “Trend Takibi” bu nedenle de dikkatle incelenmeli ve üzerinde ciddi araştırmalar yapılmalı.

ALTINDA DüŞüŞ SüRECEK Mİ?

Yeni yıl öncesi altın fiyatlarında 1.520 desteği kırıldıktan sonra düşüş trendinin daha yüksek seslerle konuşulduğunu, bu süreçten sonra da alıcıların piyasalarda işlemsel bazda çok fazla kalamadığını görüyoruz. çünkü “trend is your friend” mantığı ile her zaman trendi dostu olarak gören işlemciler mevcut yükselişlerin satış fırsatı olması konusundaki girişimleri ile altın fiyatlarının 1.180 seviyesine kadar düşüşüne katkı sağlamıştı.

Ve ne olduysa oldu işte tam da bundan sonraki hareketler, yatırımcıların kafalarını karıştırdı. 1.180 seviyesinden başlayan yükselişler ve bu çıkışın 1.432’ye kadar devam etmesi yatırımcılar tarafından “dipten döndü” düşüncesinin oluşumunu sağladı. Aslında bu yükseliş tam anlamıyla sadece düzeltme yükselişi, ya da tepki alışı olarak nitelendirilmeliydi. Daha sonra gerçekleştirilen yeni satışlarla rüyadan uyanan işlemciler var olan düşüşlerle şok etkisine maruz kaldı ve bu düşüşler altın fiyatlarının yeniden 1.240 seviyesine kadar gerilemesine sebep oldu. Ancak rüyadan yeni uyanan işlemciler hala “parasal genişleme devam ediyor bu yüzden Altın yükselecek” ifadelerini kullanıyor ve var olan düşüşe karşı direniyor.

Altın fiyatlarını incelediğimizde uzun bir süredir üzerinde durduğumuz düşüş trendinin etkisini gösterdiğini görüyoruz. Yaşanan bazı çıkışların, satış fırsatı olması yönündeki strateji tam gaz devam ediyor.

Gerek 21 ve 34 aylık basit hareketli ortalamalar, gerekse trendi görmemizi sağlayan RSI (Göreceli Güç Endeksi) Altın fiyatlarındaki düşüşlerin devam etmesine önemli katkıda bulunuyor.

Teknik olarak baktığımızda orta vadeli 1.325, uzun vadeli olarak da 1.455 seviyeleri altında kaldığı müddetçe “düşüş” baskısının devam etmek isteyeceğini, var olacak olası düşüşlerde ise daha önceki dip noktası olan 1180 ve bu desteğin kırılması ile 1120 destek noktalarının hedeflenme ihtimalinin hala daha güçlü olduğunu ifade edebiliriz. Bu nedenle de olası yükselişlere şüphe ile yaklaşmak ve bu çıkışları düşüş trendindeki işlem mantığı ile yorumlamak en önemli yatırım stratejisi olarak belirlenmiştir.

GüMüŞTE SATIŞ BASKISI

Geçtiğimiz ay hazırlamış olduğumuz raporda gümüş için düşüş trendinin devam ettiğini, orta vadeli 23.20, uzun vadeli ise 26.05 dirençlerinin etkisinin sürmek istediğini ifade etmiştik. Ayrıca 20.50 ve 18.25 seviyelerinin hedeflenmesinin güçlü olduğunu sizlerle paylaşmıştık. Gümüş fiyatları Kasım ayı içerisinde 23.10 seviyesinden başlatmış olduğu satış baskısını 19.75 seviyesine kadar taşıyarak düşüş baskısının ne denli güçlü olduğunu bir kez daha kanıtlamış oldu. Bu süreçten sonra gümüş için beklentimiz değişti mi? sorusuna büyük harflerle “HAYIR” diyebiliriz. Var olan düşüş trendi etkisini göstermekle birlikte orta vadeli 22.00, uzun vadeli ise 26.05 bariyerleri altında düşüş baskısının devam etmek isteyeceğini ifade edebiliriz. özellikle de 22 direnci bu aşamada dikkatle takip edilmeli ve bu bariyer altında gümüş fiyatlarının 18.60 seviyesine kadar gerileme ihtimalinin güçlü olduğunu söyleyebiliriz. Eğer gümüş fiyatları satış baskısını hızlı bir şekilde devam ettirir ve 18,60 desteğini kıracak olursa yeni hedef olarak 16,60 ve 14,40 seviyelerini ifade edebiliriz.

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Haritası