Son Haberler

Suriye sınır komşusu olmaktan öte bir öneme sahip

Ordoğu’da sular durulmuyor. Arap Baharı süreci Tunus, Mısır ve Libya’dan sonra Suriye’ye ulaştı ve burada da halk değişim talepleriyle sokaklara döküldü. Türkiye uzunca bir süredir Suriye gündemiyle yatıp kalkıyor. Suriye’nin Türkiye için önemi 911 kilometrelik sınırının olmasından çok daha öte.

Türkiye uzunca bir süredir Suriye gündemiyle yatıp kalkıyor. Hepimizin malumu Arap Baharı süreci Tunus, Mısır ve Libya’dan sonra Suriye’ye ulaştı ve burada da halk değişim talepleriyle sokaklara döküldü. Suriye’deki mevcut rejim diğer ülkelerden farklı olarak bir buçuk seneyi aşkın bir süredir değişim taleplerine kulak tıkıyor ve bugüne kadar da süren ciddi katliamlara girişmekte beis görmüyor.

Suriye’nin Türkiye için önemi sadece 911 kilometrelik sınırının olmasından çok daha öte. Her ne kadar son kriz öncesi çok iyi ilişkiler yaşansa ve iki ülke arasındaki ticari, ekonomik ve siyasal birlik oluşsa da henüz istenilen düzeye gelinmiş değildi. Güneydoğu ve Doğu Akdeniz illerimizin en önemli ticari ortağı olmaya aday bir ülke ile bugün geldiğimiz nokta tamamen askıya alınmış ticari ilişkiler maalesef. Elbette ki Türkiye, olaya salt ekonomik pencereden de bakacak bir ülke değil. Küresel vicdan açısından önemli çıkışları olan hükümetin bu konuda da duyarlı davranacağı ve yaşanan katliamlara karşı sesini yükselteceğini hepimiz çok iyi biliyorduk. Nitekim Türkiye bugüne kadar tüm uluslararası kanalları zorlayarak Esad rejiminin kendi halkına yaptığı katliamı durdurma girişimlerinde bulundu ve bulunmaya da devam ediyor.

Uluslararası sistem çaresiz
Rusya’yı ikna edemeyen bir uluslararası sistem Esad’ın yaptığı katliamlara karşı birşey yapamıyor. Türkiye’nin bu açıdan çalışmaları tüm dünya tarafından merakla izleniyor. İşin bu noktasına kadar herşey vicdanı ve komşuluk ilişkilerini ilgilendiren boyutu ifade ediyor. Ancak bugün Suriye, Türkiye’yi iki açıdan ilgilendiriyor. Bunlardan birincisi Suriye’nin elinde var olduğunu söylediği kimyasal silahlar konusu. Suriye dışişleri Bakanlığı sözcüsü tüm dünyayı tehdit ederek ellerinde kimyasal silah bulundurduklarını net bir şekilde ifade etmişken, en yakın komşusu olan ve bu konudan direk etkilenebilecek bir Türkiye’nin bu konuya kayıtsız kalması elbette düşünülemez. Dolayısıyla Türkiye artık farklı stratejiler üretmek ve bu konuda daha dikkatli hareket etmek zorundadır.

Kürt meselesi hassasiyetini koruyor
Suriye’nin Türkiye’yi ilgilendiren ikinci konusu ise bugünlerde çokça konuşulan Kürt meselesi. Suriye’nin kuzey bölgesinde bazı şehirlerin Kürt koalisyon güçlerinin eline geçmesi haberlerinin duyulmasından sonra tüm kamuoyu bu konu üzerinde yorumlar yapıyor. Irak’takine benzer bir yapılanmanın Türkiye üzerine olabilecek muhtemel etkileri konuşuluyor. Burada da Türkiye’nin Kürtler ile olan ilişkilerinde hassas davranması önemli. ABD’nin Irak’ı işgal etmesinden bu yana Irak Kürtleri ile olan ilişkilerde yaşanan olumsuz tablo son yıllarda kırıldı ve hatta Türkiye’nin bölgedeki en önemli müttefiki Irak Kürtleri oldu. Bunun olumlu sonuçlarını ekonomiden, siyasete her alanda sık sık görüyoruz.

Türkiye, her ne kadar Iraklı Kürtler ile ilişkilerini olumlu yönde geliştirmekte geç kalmış olsa da bugün çok yerinde bir politika izliyor. Buna benzer olarak da Suriye Kürtleri ile de benzer bir ilişkinin kurulması son derece önemli.

Türkiye’nin kendi içerisindeki Kürt meselesinin hal olması ile birlikte bölgesinde çok daha etkin ve güçlü olmasının en iyi stratejisi, bölgede oluşan Kürt yapılanmalarına yakın durmak. Zira Ortadoğu coğrafyasında Türkler ile Kürtler kadar birbirini iyi tanıyan başka toplum yok. Bu yakınlık Türkiye için de Kürtler için de olumlu bir tabloya dönüşebilir.

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Haritası