Son Haberler

Yelkenler fora, rüzgarı arkamıza aldık

Değerli okurlar, geçen ayki yazımda “Türkiye her geçen gün hızla yatırım yapılabilir ülke seviyesine çıkma yolunda ilerliyor” demiştim. Son yıllarda yakalanan ekonomik ve siyasi istikrar ile bölgesinde ekonomik bir güç haline gelen Türkiye‘nin yaklaşık 18 yıl aradan sonra notu arttı, artık yatırım yapılabilir bir ülkeyiz. Türkiye, önümüzdeki 10 yılda dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına girme hedefine doğru hızla ilerliyor. İstanbul’un dünyanın finans merkezlerinden birisi olması için gerekli adımlar atılıyor. Buna bir destek de kredi derecelendirme kuruluşu Fitch den geldi. 1994 yılında Türkiye ye not vermeye başlayan Fitch 18 yıl aradan sonra not arttırdı.

Türkiye’de bütçe ve bankacılık sağlam duruyor
Bunda ekonomide atılan doğru adımlar ve yapısal reformlar sonucu dünya rekorları kıran büyüme ve istihdam rakamları etkili oldu. Ayrıca Avrupa‘da sorunun kaynağı olarak görülen bütçe açıkları ve bankacılık sistemi, Türkiye’de güçlü ve sağlam duruyor. ülkemiz, son yıllarda yakaladığı yüksek büyüme hızı, yüksek ihracat rakamları, sağlıklı işleyen finansal sektörü ve siyasi istikrar ile önemli bir pazar konumuna kavuştu.

ülkenin mali gücü ve bütçe dengesi ile finans sektörünün mali gücü, sürdürülebilir büyümeyi destekliyor; orta ve büyük ölçekli şirketlerinin rekabet gücü, gelişmiş insan kaynakları ve sanayi alt yapısı büyüme için katalizör görevi görüyor. Bugün Türk şirketleri marka olma yolunda ilerliyor ve geleceğe dair büyümelerinin devam edeceğini artan karlılıklarıyla teyit ediyor. Petrol fiyatlarının yükselen seyrine rağmen cari açık problemine ilişkin son aylarda alınan yapısal tedbirlerin olumlu etkileri gözlemleniyor.

Genç ve dinamik bir nüfusa sahip Türkiye, jeopolitik konumu itibariyle de önemli bir yere sahip. Enerji geçiş üssü olmaya aday bir ülke konumunda. Bütün bunların not artırımında etkili olduğunu düşünüyorum. Dünyada gelişmiş ülkelerin notunun düştüğü bir dönemde Türkiye’nin notun artmış olması önemlidir.

İşte not artırımının ekonomiye etkileri
Peki, Türkiye’nin kredi notundaki bu artış neler sağlayacak. İlk etapta risk algısını olumlu yönde etkileyecektir. Global sermaye girişi, portföy yatırımları ve doğrudan yatırımlar olarak artacak. ülkemizin daha düşük faiz oranlarına kavuşabilmesine olanak sağladı. Sürdürülebilir büyümeye ve istihdama pozitif etkileri olacaktır. Enflasyona olumlu yönde etkileri olacak. Kişi başına düşen milli gelirin artmasına katkı sağlayacak. Uluslararası piyasaların ve yabancı yatırımcıların ülkemize olan güvenini arttıracak. Şirketlerin piyasa değerinin artmasını sağlayacak.

Şirketler uluslararası piyasalardan daha ucuz kredi bulabilecek. Finansman maliyetleri düşecek ve finansman bulmak daha kolaylaşacak. özellikle büyük özelleştirmeler ve halka arzlarda daha kolay finansman bulunabilecek. Fon girişi artacağından cari açığın finansmanı kolaylaşacak. Hazinenin elini güçlendirecek. Son yıllarda gösterge niteliğinde olan tahvil sigortası kapsamındaki CDS primlerini düşürecek. Sermaye piyasalarının büyümesine ve gelişmesine katkılar sağlayacak ve kurumsal yatırımcı sayısını arttıracak.

Türkiye cazibe merkezi olacak
Bu pazarlardaki büyümeden faydalanmak isteyen ve yatırım planlayan yabancı sermaye için Türk şirketleri güçlü ve şeffaf mali yapılarıyla iyi bir alternatif finansal yatırım imkânı sunuyor. Geçen yıl büyümede dünya rekorları kıran ülkemize ve güzide şirketlerine not artırımı ile beraber uluslararası yatırımcıların ilgisinin artarak devam etmesini bekliyorum.

Notla birlikte güven de arttı
İMKB endeksine bakacak olursak bir süredir zaten diğer borsalardan pozitif ayrışmış istikrarlı seyrini ve yükselişini sürdürüyordu. İMKB 100 Endeksi bu yılın başından bugüne kadarki performansıyla yaklaşık yüzde 40 artış sergileyerek dünyada en çok yükselen borsa oldu. Türkiye’nin notunun yatırım yapılabilir ülke seviyesine çıkılması ile Hedge fonların dışında özellikle uzun vadeli yatırım yapan kamu fonlarının ve emeklilik fonlarının yatırım yapmasına olanak doğdu.

İMKB tarihinin en büyük halka arzlarından biri olan Halkbank halka arzına yerli ve yabancı kurumsal yatırımcılardan gelen yoğun talebe bakıldığında, not artırımı sonrası daha da artan güven ortamının katkısı kaçınılmaz.

66 binin altına inmedikçe yukarı trend sürer
İMKB 100 endeksi yazıyı yazdığım günlerde 72 bin seviyesindeydi. Teknik olarak en yüksek ve en düşük değerlerin belli bir zaman dilimindeki aritmetik ortalamasından hesaplanan ve borsadaki fiyatlar değiştikçe aşağı veya yukarı doğru değişen 50 ve100 günlük hareketli ortalamaların üstünde seyrediyordu. 50 günlük hareketli ortalama 69000 seviyesinde 100 günlük hareketli ortalama 66000 seviyesinden geçiyor.

Sırasıyla bu ortalamaların altına inip kalmadıkça orta vadeli çıkış trendinin devam ettiğini söyleyebiliriz. Aksi halde satış baskısı etkili olabilir. Hisse senetleri piyasasında kısa vadeli hareketlerden mümkün olduğunca çekinmek gerekir, orta ve uzun vadeli hareket etmek daha sağlıklı olur. Unutmayın borsalar iner de, çıkar da; ne sürekli yükselir, ne de sürekli düşer!

önce altın ve döviz
Dünya Bankası ve Sermaye Piyasası Kurulu(SPK) işbirliğiyle 12 bölgede, 40 il ve 142 ilçede; 3009 yetişkin üzerinde yüz yüze mülakat tekniğiyle “Türkiye Finansal Yeterlilik Araştırması” tamamlanmış ve ön sonuç raporu açıklandı. ülkemizin mevcut finansal okuryazarlık seviyesinin belirlenmesinde ölçüt olarak alınacak bu araştırmanın sonuç raporundaki dikkat çekici bazı hususları sizinle paylaşmak istiyorum. ülkemizde tasarruf yapma oranı tahmin edildiği gibi düşük çıkmış, katılımcılar gıda ve diğer gerekli

İhtiyaçların karşılanmasından sonra elde kalan parayla, mal ve varlıklara yatırım yapma oranı yüzde 4.1 dir. Gelecek için yapılan planların vadesi sorulduğunda yüzde 52’lik bir kesim 6 aydan kısa vadeli planlar yaptığını beyan ettiler. Uzun vadeli gelecek planı yapanların oranı genel olarak düşüktür. Katılımcıların büyük bir oranı yeterli tasarrufa sahip olmaları durumunda altın ve dövize yatırım yapacaklarını belirtiyor. Katılımcıların çoğunluğu güvenilir, getirisi yüksek, düşük riskli ve bilinen finansal ürünleri tercih ediyor.

Mevduat hesapları ve banka kredileri, özellikle orta ve yüksek gelir grubu tarafından en yaygın olarak kullanılan finansal ürünler. Katılımcılar çocuklarının geleceği için, genel olarak, eğitimi yatırım olarak görüyorlar. Katılımcılar önemli finansal kararlar verecekleri zaman ilk olarak tanıdıkları insanlara, ikinci olarak finans profesyonellerine danışıyorlar.

Yeni sermaye piyasası kanununun, önümüzdeki dönemde Sermaye Piyasalarının büyümesi ve gelişmesine önemli katkılar sağlayacağını umuyorum.

Alper NERGİZ

nergiz@turcomoney.com

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Haritası