Son Haberler

Yeni yılda bir çeyrek geride kalıyor

Asya ve Avrupa cephelerinde öne çıkan bu gelişmelerin yanında piyasaların odak noktasında FED’in para politikalarındaki değişime yönelik beklentilerin yer almaya devam ettiğini söylemek yanlış olmaz

Mart ayında küresel piyasalar ekonomik faktörlerden olduğu kadar, siyasi ve politik gelişmelerden de etkilendi. ABD Merkez Bankası’nın (FED) aldığı kararların ülke ekonomisindeki etkilerinin yanında, dünyanın geri kalanı için ne gibi sonuçlar doğurabileceğine yönelik beklentiler varlık fiyatlarına yön verirken, Rusya ile batılı ülkeler arasındaki gerilim ve Kırım konusu gündemin önemli faktörleri arasında yer aldı. Dünya ekonomisinin itici güçlerinden olan çin’in büyüme tarafında temposunu azalttığı düşüncesi ise önemli değişkenler arasında değerlendirildi.

Endekslerden para birimi ve emtia fiyatlarına kadar bir çok finansal enstrüman dünyanın dört bir yanından gelen haberler yardımıyla oluşturulan beklentiler ile birlikte yön ararken, kıymetli madenler de yılın üçüncü ayında volatilitesi yüksek bir 4 hafta geçirdi. Avrupa’da ise yükselmeyen enflasyon sorunu ve Kırım konusu gündemi meşgul etti.

ff_41.jpg

ABD’de Janet Yellen başkanlığında ilk kez toplanan Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) yeni adımlar ile piyasalardaki fiyat değişimlerinde rol alırken, Banka’nın para politikalarına yönelik yeni beklentilerin de oluşturulmasına ön ayak oldu.

Geçen ayın dikkat çeken ve özellikle değerli madenler tarafında etkili olan gelişmeleri arasında Asya’nın en büyük ekonomisinden açıklanan verilerin kendine yer bulduğunu ifade edebiliriz. ülkenin sanayi üretiminin tahminlerin altında yükseliş kaydetmesi, çinli satın alma yöneticilerinin ileriye yönelik iyimserliklerini azalttıklarının görülmesi ile birlikte, ülkeye ilişkin ekonomik kaygıların Mart ayı içerisinde artmasına neden oldu. Endüstriyel üretimin vazgeçilmez hammaddelerinden olan bakır, dünyanın en fazla söz konusu emtiayı satın alan ülkesi olan çin’de üretimin azalacağı beklentileri ile sert düşüş yaşayan değerli madenler arasında başı çekti. Bununla birlikte ülkede 1997’den sonra görülen ilk şirket temerrüdünün yaşanması tedirginliği artıran bir etken olarak değerlendirildi. Nisan ayında yine piyasaların risk algısına yön verebilecek çin ekonomisine ilişkin gelişmeler yakından izlenecekken, sanayi üretimi ve büyüme oranı verileri merakla takip edilecek rakamlar arasında yer alacak.

Nisan ayında gerçekleştirilecek olan Avrupa Merkez Bankası (ECB) toplantısı öncesinde Euro Bölgesi’nde düşük ekonomik aktivitelere işaret eden zayıf enflasyon, Banka’nın para politikasını ne zaman genişleteceği sorularının canlı kalmasına neden olan önemli faktörlerden biri olarak değerlendirilebilir. Diğer taraftan Ukrayna’da başlayan protesto gösterilerinin, Kırım’ın Rusya topraklarına katılmasına kadar varan süreci ve sonrasında Avrupa’nın Rusya’ya karşı yaptırımlar uygulama kararı kıtadaki değişimler açısından önemli.

Nisan‘da IMF ve G-20 toplantıları yatırımcıların risk iştahının tonunda belirleyici olabilecek sonuçlar doğurabileceği için öne çıkıyor. FOMC toplantısı ve ABD ekonomisinin sağlığı da piyasaların öncelikli gündemi olmaya devam edecek.

dd_12.jpg

Nisan ayında gerçekleştirilecek ECB toplantısının yanında, G-20 zirvesi ve Avrupa Birliği’nin Rusya ile olan ilişkilerinin tonu dikkatle takip edilecekken, Kırım tarafındaki siyasi risklere ait gelişmeler emtia fiyatlarında belirleyici faktörler arasında yer almaya devam edebilir.

Asya ve Avrupa cephelerinde öne çıkan bu gelişmelerin yanında piyasaların odak noktasında FED’in para politikalarındaki değişime yönelik beklentilerin yer almaya devam ettiğini söylemek yanlış olmaz. Dünyanın en büyük ekonomisinde görülen soğuk kış şartlarının etkisinin azalması ile istihdam piyasasında canlanmanın görüleceği düşünülürken, FED’in yeni Başkanı Janet Yellen da, konuşmalarında bu görüşü paylaştığı izlenimini verdi.

Mart ayı içerisinde merakla beklenen gelişmelerin başında FOMC toplantısından çıkan sonuçların geldiğini ifade edebiliriz. Yellen’ın başkanlığını yaptığı ilk FED toplantısında Banka, tahvil alımlarını 10 milyar Dolar azaltmaya devam ederken, daha önceden faiz oranlarındaki değişiklik için kullandığı işsizlik oranı eşiğini de terk etti. FED bundan böyle daha “kalitatif” ekonomik göstergeleri takip edeceğini belirtirken, Aralık ayındaki büyüme ve işsizlik oranı tahminlerini de aşağı yönlü revize etti. Sonuçların açıklanmasından sonra düzenlenen basın toplantısında ise Yellen’ın, tahvil alımları bitirildikten yaklaşık 6 ay sonra ilk faiz artırımı yapılabilir sözleri dikkat çekti. Başkan, varlık alımlarının ise sonbaharda tamamen bitirilebileceği mesajını verdi.

19 Mart’ta tamamlanan FOMC toplantısında Yellen’ın ifadelerinden piyasalar, daha yakın bir tarihte faiz artırımına gidilebileceği değerlendirmesinde bulunarak Dolar pozisyonlarını artırdılar ve ülkenin para biriminde yükselişler izlendi.

Bu paralelde uluslararası piyasalarda ABD’nin para birimi ile işlem gören değerli madenlerde kayıpların hız kazandığı görüldü. Nisan ayının ilk haftasında ABD’den açıklanacak olan istihdam verileri ve 30 Nisan’da tamamlanacak FOMC toplantısı, yeni dönemde yine küresel piyasaların merceği altında olacak en önemli gelişmeler arasında yer alacak. Dolar’ın değerindeki değişimler ise altın ve gümüş başta olmak üzere kıymetli maden piyasasında yönü tayin edebilecek ana faktörler arasında bulunuyor.

Yılın ikinci çeyreğine başlarken global piyasalarda ve özellikle değerli madenlerin fiyatında etkili olan ve olabilecek faktörleri yukarıda gibi genelleyebiliriz. Bunun yanında Nisan ayı içerisindeki IMF ve G-20 toplantıları yatırımcıların risk iştahının tonunda belirleyici olabilecek sonuçlar doğurabileceği için öne çıkıyor. Tabi ki FOMC toplantısı ve ABD ekonomisinin sağlığı, yine piyasaların öncelikli gündem maddeleri arasında olmaya devam edecek.

Yurt içinde ise ocak ayında 4.9 milyar Dolar’a gerilediği görülen cari açık verisine benzer şekilde, makro dinamiklerin, seçimler sonrasında azalacak belirsizlik ortamı ile birlikte ivme kazanması, sermaye akımlarının pozitif yönde güçlenmesine zemin oluşturabilir. Küresel piyasaların, FED’in eninde sonunda mevcut genişlemeci para politikasını terk edeceği düşüncesini kabul etmesi ve batılı ülkelerin Rusya’ya olan yaptırımlarının kişiler ile sınırlı kalacağı etkenlerinin de destek vermesi halinde, yabancıların Türkiye’ye olan ilgisi ikinci çeyreğinin başlaması ile artabilir.

Borsa Dünyası
Alper Nergiz
GCM Menkul Değerler
Genel Müdürü

nergiz@turcomoney.com

1 Yorum

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

  • Avatar
    Ramiz
    9 Nisan 2014 16:34 -

    Alper bey beyi yazılarınızı sürekli okuyorum. küç ük birikimi olanlar için tavsiyeniz nedir, altın mı döviz mi? aydınlatırsanız sevinirim

  • Site Haritası