Son Haberler

Brexit, piyasaların ayarını bozdu

23 Haziran’da olmaz diye bakılan ve korkulan oldu, referandumdan “Brexit” kararı çıktı. Yani İngiliz vatandaşları tercihlerini AB’den çıkma yönünde kullandı. Kararın netleşmesiyle birlikte borsalarda, Euro/USD paritesi ve Sterlin’de sert satışlar yaşandı.

Global piyasalarda Mayıs ayında yaşanan dalgalanma ve satış baskısı Haziran ayında da devam etti. Brexit olarak adlandırılan ve İngiltere’nin Avrupa Birliği’nde kalıp, kalmayacağı yönündeki referandum yaklaştıkça global piyasalardaki stres arttı. İngiltere’nin AB’den çıkmasıyla birliğin dağılabileceği ve ekonomik çalkantıların bulaşma etkisiyle global krizi neden olabileceği ya da global büyümeyi tehdit edebileceği yönündeki beklentiler piyasalardaki endişeleri artırdı. 23 Haziran’da olmaz diye bakılan ve korkulan oldu, referandumdan “Brexit” kararı çıktı. Yani İngiliz vatandaşları tercihlerini AB’den çıkma yönünde kullandı. Kararın netleşmesiyle birlikte borsalarda, Euro/USD paritesi ve Sterlin’de sert satışlar yaşandı. Güvenli liman olarak görülen ABD tahvil faizleri hızlı düşüşle 2012 seviyelerine gerilerken, yine güvenli liman olarak görülen altın sert yükselerek 2 yıl önceki seviyelerine yükseldi. Haziran ayına 78.000 seviyelerinden başlayan BITS-100 Endeksi, Brexit’in gerçekleşmesiyle birlikte yurtdışı borsalardaki eğilime paralel 74.000 seviyelerini test etti. Brexit öncesi ayı yatay eğilimde kapatma eğiliminde olan BIST, Brexit’in gerçekleşmesiyle Haziran ayını da kayıpla kapatmaya hazırlanıyor.

TCMB PPK, Haziran toplantısında politika faizini sabit bırakırken, faiz koridorun üst bandını 50 baz puan daha düşürerek %9,00’a indirdi. PPK son dört ayda faiz koridorunun üst bandında 175 baz puan indirim yapmış oldu. Genel olarak PPK özetindeki ifadeler ise aynen korunurken faiz kararı sonrası ekonomistlerle yaptığı toplantıda Merkez Bankası para politikasına ilişkin sadeleşme adımlarının sonuna yaklaşıldığının sinyalini verdi. Bizim beklentimiz önümüzdeki iki aylık dönemde global konjonktürün ve yurt içi makro verilerin izin vermesi durumunda TCMB’nin üst bantta toplam 50 baz puanlık daha indirim yapabileceği yönünde. Sonrasında ise TCMB’nin faiz koridoru uygulamasına son vererek tek politika faizine geçmesini ve bu politika faizinin de %7,50-%8,00 aralığında belirlenmesini bekliyoruz.

ABD TAHVİLLERİNE TALEP

FED Haziran ayı toplantısında beklendiği gibi faizleri %0,25-0,50 aralığında sabit tutarken, kararı üyelerin oy birliği ile alındı. İşgücü piyasasındaki yavaşlama ve Brexit, faizlerin sabit bırakılmasında gerekçe gösterildi. FED bu toplantıda büyüme tahminlerini 2016 ve 2017 yılı için aşağı çekerken, 2016 için ortalama faiz beklentisini %0,875’de sabit bıraktı. Mevcut görünüm 2016 yılı için FED üyelerinin halen 2 faiz artırımı öngördüğüne işaret ederken, 2016 yılı için bir faiz artırımı bekleyen üye sayısı 1’den, 6’ya yükseldi. Toplantı sonrası açıklama yapan FED başkanı Yellen, ekonomik göstergelerin karışık sinyaller verdiğini ve global ekonomide kırılganlıkların devam ettiğini söyledi. Yellen, kademeli faiz artışının uygun olacağı görüşünü ise yineledi. Faizlerin sabit tutulmasının komitenin ihtiyatlı yaklaşımını yansıttığını vurgularken, Brexit’in ABD ekonomisi üzerinde etkisi olabileceği beklentisinin faizi sabit tutmalarında etkili faktörlerden biri olduğunu söyledi. Yellen faiz artırımı için öncelikle ekonomide ivme olduğundan emin olunması gerektiğine vurgu yaparken, her toplantıda verilerin dikkatle izlenmeye devam edeceğini ve her toplantının faiz artırımı olasılığı için canlı olduğunu belirtti. FED kararı güvercin tonda olmasına karşın son dönemde gelen zayıf verilerin oluşturduğu global büyüme endişeleri ve Brexit sonrası borsalarda satış baskısı devam etti. FED kararının güvercin tonda olması ve artan belirsizlikle birlikte altın fiyatları hızla yükselirken, aynı endişelerle başta ABD tahvilleri olmak üzere güvenli limanlara yönelim hız kazandı.

Haziran ayına 1.13’lü seviyelerden başlayan Euro/Dolar gelen satıcılarla birlikte düşüş eğilimli seyretti. Haziran ayının en önemli gelişmesi olan İngiltere’deki Brexit referandumunda İngiltere’nin AB’den çıkma kararı alması sonrası düşüşünü hızlandıran paritede, önümüzdeki dönemde FED’in faiz açıklamalarına bağlı olarak 1.05-1.10 aralığında işlemler yoğunlaşabilir.

“GÜVENLİ LİMAN” ALTIN, YÜKSELİŞE GEÇTİ

Mayıs ayındaki yükselişin ardından 2.85 – 3.00 aralığında işlem gören Dolar/TL görece olarak daha sakin bir ay geçirdi. TCMB’nin faiz koridorunun üst bandını 50 baz puan indirmesinin etkisini fazla hissetmeyen kurda özellikle dış kaynaklı haber akışı daha etkili olduğu söylenebilir. Brexit referandumundan çıkan karar sonrası uluslararası piyasalardaki dolar talebi içerde Dolar/TL’nin yükseliş yönünde hareket etmesini sağlayabilir.

Haziran ayına 1.215 seviyesinden başlayan altın “güvenli liman” etkisiyle tekrar yükselişe geçti. FED’in Haziran ayını pas geçmesine ek olarak İngiltere’deki referandum sonrası da rağbet gören sarı metal, yükseliş trendini sürdürebilir. Bu durumda 1.400’lü seviyeler telaffuz edilebilir. Doların değerlenmesine rağmen altının da buna eşlik etmesi kayda değer bir gelişme olarak değerlendirilebilir.

PİYASALAR İÇİN RİSK VAR

Yellen’in de belirttiği gibi Brexit’in gerçekleşmesi sonrası bu sene için FED faiz artışı beklentileri iyice azalacaktır. Brexit’in olası ekonomik tahribatını azaltmak için Avrupa Merkez Bankası ve Japonya Merkez Bankası başta olmak üzere merkez bankalarının ek teşvikler uygulaması bekleniyor. Bu durumda kısa vadede Brexit kararı başta Türkiye olmak üzere gelişmekte olan ülke piyasalarını (EM) da negatif etkilese de orta vadede merkez bankalarından gelebilecek ek parasal genişleme ve FED’in faiz artırımlarını 2017’ye ötelemesi sonrası EM’lere tekrardan fon akışı söz konusu olabilir. Başka bir ifadeyle ilk şok sonrası atılacak adımlar sonrası gelişmekte olan ülkelere ilişkin risk alma iştahı orta vadede yeniden geri dönebilir. Ancak, İngiltere’nin ardından başka birlik üyelerinin de aynı yönde eğilimler göstermesi global ticareti ve dolayısıyla global büyüme üzerinde riskler oluşturma ihtimali de piyasalar için önemli bir risk ve negatif baskı unsuru olabilir.

Makroekonomik veri tarafında ise ABD’den gelecek başta istihdam ve enflasyon verileriyle birlikte Çin’den gelecek büyüme ilişkin veriler takip edilecek. Her ne kadar ABD’den gelecek başta istihdam verisi olmak üzere zayıf veriler FED faiz artışı beklentilerini düşüreceği için pozitif algılansa da beklentilerden çok kötü veriler global büyüme endişelerini Brexit sonrası iyiden iyiye artıracağı için piyasalar tarafından fiyatlaması negatif olacaktır. Bu nedenle ABD’den beklentilere yakın ılımlı verilerin gelmeye devam etmesi piyasalar açısından önümüzdeki dönemde daha pozitif olacaktır. Yurtiçinde ise TCMB’nin faiz indirimlerine devam edip etmeyeceği takip edilecek. Temmuz ayında da global piyasalardaki dalgalanmanın ve satış baskısının devam etmesi beklenmekle birlikte merkez bankalarından gelebilecek teşvikler piyasaların toparlanmasına katkı sağlayacaktır. BIST’in ise Temmuz ayında yurtdışına göre daha dirençli durması ve piyasalarda satış baskısı devam etse de pozitif ayrışması bekleniyor.

Osman Göktan

goktan@turcomoney.com

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Haritası