Son Haberler

Piyasalarda “sat ve git” operasyonu…

Mayıs ayında piyasalar oldukça dalgalı bir seyir izledi. Siyasi ve ekonomik hareketlenmeler, bu dalgalanmayı tetikleyen unsurlardı. Yeni başbakan Binali Yıldırım’ın liderliğindeki yeni kabinenin büyük oranda eski kabine ile aynı olması, piyasalardaki daha büyük kayıpları önledi.

Mayıs ayında global piyasalarda satış baskısı ön plandaydı. Piyasalarda bir klasik olarak kabul edilen ve Mayıs ayı için söylenen “sat ve git” ritüeli yine gerçek oldu. Türkiye ve gelişmekte olan ülke piyasaları başta olmak üzere borsalarda sert satışlar yaşandı. Japonya Merkez Bankası’nın (BOJ) beklenen ek parasal teşvikleri uygulamamasıyla başlayan satışlar, FED endişeleri ve Brexit olarak adlandırılan İngiltere’nin AB’den çıkma olasılığı beklentileriyle artış gösterdi. Mayıs ayına 85.000 seviyelerinden başlayan BITS 100 Endeksi ise yurtiçi siyasi riskler nedeniyle yurt dışı piyasalardan güçlü negatif ayrışarak 76.000 seviyelerini test etti. Ahmet Davutoğlu’nun başbakanlık görevini bırakması ve Adalet ve Kalkınma Partisi’nin yeni kongre kararı almasıyla 2016 yılı genelinde yurt dışı piyasalardan pozitif ayrışan TL varlıklar, sert satışlarla karşılaşırken Borsa İstanbul Mayıs ayında en kötü performansı gösteren borsalardan biri oldu. Yeni başbakan Binali Yıldırım’ın liderliğindeki yeni kabinenin büyük oranda eski kabineyle aynı olması ve ekonomi yönetiminin piyasaların benimsediği isimlerden oluşmasıyla TL varlıklar ve BIST kayıplarının bir kısmını geri aldı.

PİYASALARIN GÖZÜ AMERİKAN MERKEZ BANKASI’NDA…

TCMB Para Politikası Kurulu Mayıs toplantısında politika faizini sabit bırakırken, faiz koridorun üst bandını beklentilere paralel 50 baz puan düşürerek %9,50’ye indirdi. PPK özetinde geçen ay yer alan ifadeler korunurken, yakın dönemde küresel oynaklıklarda bir miktar artış yaşandığı ifadesi toplantı tutanağına eklendi. Bu ifade piyasalar tarafından TCMB’nin faiz indirimlerine ara verebileceği şeklinde yorumlandı. Siyasi belirsizliğin ortadan kalkmasının da etkisiyle TL, TCMB kararı sonrası hızla değer kazanarak, Mayıs ayındaki değer kaybının bir kısmını geri aldı. FED ise Nisan ayında beklendiği gibi faizleri %0,25-0,50 aralığında sabit bırakırken, karar 1’e karşı 9 oyla alındı. FED karar özetinden global ekonomik ve finansal gelişmelerin risk yarattığı ifadesini çıkarılırken, Global ekonomik ve finansal gelişmelerin yakından izleneceği ifadesine yer verdi. FED tutanaklarından global ekonomik ve finansal gelişmelerin risk oluşturduğu ifadesinin çıkarılması bir önceki toplantı tutanağına göre daha şahin ton olarak algılandı. Nitekim açıklanan Nisan ayı FOMC FED tutanakları üyelerin, “gelecek verilerin ekonomide iyileşmeye işaret etmesi halinde Haziran ayında faiz artırımı yapılabileceği” ifadesinin yer alması şahin tonu netleştirdi. FED tutanakları ve bazı FED üyelerinin 2016 yılında 2 ya da 3 faiz artışı yapılabileceği yönündeki açıklamaları sonrası faiz artışı beklentileri Haziran ayı için %5’lerden %30 üzerine çıkartırken, Eylül ayı için bu olasılık %40’lardan %65’lere kadar yükseldi. FED faiz artışı beklentilerinin yükselmesi Türkiye başta olmak üzere gelişmekte olan ülkeler üzerinde Haziran ayı FED toplantısına kadar negatif baskının devamına neden olabilir. ABD’den son gelen güçlü ekonomik veriler de FED’in faiz artışı olasılığının yükseldiğine işaret ediyor. Nisan ayı sonunda BoJ’un ek teşvik uygulamamasıyla azalan risk alma iştahı Mayıs ayı sonunda global büyüme endişelerinin azalması ve BoJ başkanı Kuroda’nun gerekli olması durumunda ek parasal teşvik uygulayabileceklerini açıklamasıyla bir miktar yükseldi.

Mayıs ayına 1.290 dolar/ons seviyesinden başlayan altın gelen satışlarla birlikte 1.210’lu seviyelerin altına kadar geriledi. Uluslararası piyasalardaki dolar talebinin güçlenmesinin de etkisiyle sarı metalde FED’in Haziran toplantısında faiz artırımı yapma beklentisinin güçlenmesiyle 1.200’ün altı test edilebilir. Altında yükseliş trendinin başlayabilmesi için 1.300 seviyesinin üzerinde işlemler gerekli olabilir.

 

DOLAR/EURO PARİTESİNDE DURUM…

Aybaşından itibaren kademeli düşüşler yaşayan Euro/Dolar paritesi 1.11’li seviyeleri gördü. FED’in faizleri değiştirmemesinin ardından tutanaklardaki bazı ifadelerin çıkarılması ve yerine global ekonomilerin yakından takip edileceği ifadesinin eklenmesi dolar alıcılarının elini güçlendirmiş oldu. Önümüzdeki haftalarda düşüş ağırlıklı hareketini devam ettirebilecek olan parite 1.10’lu seviyelerin altını görebilir. Haziran ayının pas geçilmesi ise tekrar 1.13 – 1.15 aralığını gündeme getirebilir.

Siyasi gelişmelerin gölgesinde fiyatlanan Dolar/TL 2.78’li seviyelerden başladığı Mayıs ayında Başbakan Davutoğlu’nun görevinin ayrılmasının ardından 2.90’lı seviyelerin üzerine çıktı. Ardından yeni Başbakan ve kabinenin belirlenme sürecine kadar oldukça stresli günler geçiren Dolar/TL’de 3,00’ün üzeri tekrar test etti.  Tüm bu siyasi gelişmelerin sonucunda yeni hükümetin belli olmasının ardından rahatlayan kurda tekrar 2.80’nin altını görmek zaman alabilir. Önümüzdeki dönemde 2.90 – 3.00 ağırlıklı işlem bandı olarak görülebilir.

İNGİLTERE, AB’DEN ÇIKAR MI?

Yurtdışında Haziran ayında FED faiz kararı ve sonrasında yapılacak açıklamalar ile 23 Haziran’da yapılacak Brexit referandumu ana gündem olacak. FED’in vereceği mesajlar özellikle gelişmekte olan ülke piyasaları için önemli olacak. FED’in faiz artırmasa bile bir sonraki toplantı için faiz artırım sinyali vermesi başta TL varlıklar olmak üzere gelişmekte olan ülke piyasaları üzerinde satış baskısına neden olabilir. Makroekonomi tarafında ise ABD’den gelecek başta enflasyon olmak üzere makroekonomik veriler takip edilecek. ABD’de enflasyonun yükseldiğine işaret eden veriler gelmesi durumunda artan FED faiz artışı beklentileri piyasalar üzerinde negatif baskıya neden olacaktır. Global büyüme endişeleri açısından ise Çin verileri önemini koruyor. FED üyelerinden gelecek açıklamalar ve BOJ’un kararı piyasalar açısından önemli diğer bir konu olacaktır. Olasılık olarak düşük görmekle birlikte İngiltere’nin AB’den çıkması ve FED’in Haziran ayında faiz artırması durumunda piyasaların Haziran ayı performansı Mayıs ayından da kötü olabilir. Yurtiçinde ise TCMB’nin faiz indirimlerine devam edip etmeyeceği ve yeni kabinenin alacağı ekonomik aksiyonlar takip edilecek. Siyasi tarafta ise başkanlık sistemine ilişkin tartışmalar ve olası bir referandum veya erken seçim riski piyasalar açısından bir risk unsuru olarak izlenmeye devam edilecek. Yeni hükümetin kurulması sonrası Haziran ayında TL varlıkların yurtdışı piyasalarla daha yüksek korelasyonda hareket etmesini bekliyoruz. Bu bağlamada, piyasalarda Haziran ayının ilk yarısında FED faiz artışı ve Brexit endişeleriyle dalgalanmanın devam etmesi beklenmekle birlikte FED faiz kararı sonrası toparlanma çabasının ön plana çıkması bekleniyor.

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Haritası