Tarık Ediz 35 ülkeye `abiye` ihracatı yapıyor

35_ulkeye_abiye_ihracati_yapiyor_2.jpg ürettiği özgün abiye tasarımlarıyla yerli-yabancı kadınların beğenisini toplayan ‘Orijinal Adam’ Tarık Ediz, önümüzdeki günlerde İstanbul‘daki seçkin AVM‘lerde mağaza açarak sektördeki pazar payını arttırmayı hedefliyor.


Asıl mesleği makine mühendisi ama O, 1987 yılında Bursa’da “merhaba” dediği tekstil sektörünü seçti ve abiye alanında markalaştı. Dünya çapında tanınan kalitesiyle Tarık Ediz, kadınları eşsiz abiye koleksiyonlarıyla tabiri caizse büyülüyor.

özellikle son 5 yılda markalaşma anlamında sürdürülebilir bir başarıya imza attı. ürettiği özgün model, tasarım ve koleksiyonlarla sektörde Türkiye’nin ilk üç oyuncusu arasına girmeyi başaran Tarık Ediz. 15 ile 55 yaş arasındaki yaş gruplarına hitap ediyor. Markaya adını veren Tarık Ediz, katma değeri yüksek, özel işçilik ve yoğun emek gerektiren abiye ürünler üretiyor.

Yurtdışından getirdiği özel kumaşlar ve aksesuarlarla zengin çeşitler üreten Tarık Ediz, toplamda 35 ülkeye ihracat yapıyor.

öZGüN TASARIMLAR DüNYADA SES GETİRDİ

Tarık Ediz, oldukça renkli bir kişilik; kendini aşmış, hayatla dalga geçmeyi bilen ama işini de bir o kadar ciddiyetle yapan orijinal bir adam… Ticareti iyi biliyor, dünyanın birçok ülkesine bizzat giderek, adını taşıyan markayı yaygınlaştırıyor. 300 kişiye istihdam sağlayan Tarık Ediz, bir yandan istihdama katkı sunarken, diğer yandan özgün abiye koleksiyonlarıyla Türkiye’yi yurtdışında temsil ediyor ve büyük ses getiriyor.

Abiye kıyafetlerde iddialı bir yere sahip olan ve dünyanın çeşitli ülkelerinde düzenlenen birçok uluslararası fuara katılan Tarık Ediz; Amerika, İngiltere, Almanya, Hollanda ve Rusya’dan, Ortadoğu’ya uzanan geniş coğrafyada markasıyla birlikte Türkiye’nin adını da dünyaya duyuruyor.

35_ulkeye_abiye_ihracati_yapiyor_3.jpg Türkiye’nin başarılı aile şirketlerinden birini yöneten Tarık Ediz, iki kızı ve damadıyla yönettiği şirketi yurtiçi ve yurtdışında daha da büyütmeyi hedefliyor.

Bilgisayar mühendisi kızı Damla; özgün tasarımlara imza atarken, küçük kızı Derya kurumsal iletişimle şirketin vizyonunu belirliyor, Damat Fadi ise firmanın ithalat-ihracat dengesiyle ilgili mali işleri koordine ediyor.

önümüzdeki günlerde İstanbul başta olmak üzere çeşitli bölgelerde yeralan AVM’lerde mağaza açmayı planlayan Tarık Ediz, sektördeki ağırlığını arttırmayı amaçlıyor.

İşte ürettiği özgün abiye tasarımlarıyla dünyanın dört bir yanından; yerli-yabancı kadınların beğenisini toplayan ‘Orijinal Adam’ Tarık Ediz’in sorularımıza verdiği yanıtlar:


KELEBEĞİN KANADINDA DOĞAN MARKA

Sektöre ne zaman adım attınız, markalaşma süreciniz nasıl ilerledi?
Bundan 14 yıl önce Bursa’da butik mağazacılıkla işe başladım ve kısa sürede şehrin en elit butiklerinden biri konumuna geldik.

Mağazacılığın yanında müşterilerin tadilat işlerinin yapılması için küçük bir atölye kurdum. Bu atölyede; Kızım Damla’nın mezuniyet gecesi için özgün bir tasarımla, çok özel bir elbise diktim. Elbise hazırlandıktan sonra mezuniyet gününü beklemek üzere mağazanın arka bölümüne asıldı. Kelebeğin kanatlarındaki zarifliği anımsatan bu ipek elbise, ön bölümde olmamasına rağmen görenlerin dikkatini cezbetti.

Bir, iki, üç, on, yüz… derken inanılmaz siparişler almaya başladık. Bu talep bize, abiye giyimde kalite ve özgün tasarım boşluğu olduğunu gösterdi ve gelen yoğun siparişlerle sektöre giriş yaptık. Birkaç yıl içerisinde ürünlerimiz, Tarık Ediz markası ile Türkiye’nin birçok seçkin noktasında ve mağazasında satılmaya başlandı. ü

Bir anlamda; kelebeğin kanat çırpması, fırtınanın kopmasına neden oldu ve dünyaca tanınacak bir marka doğdu.

Hangi ülkelere ihracat yapıyorsunuz?
Amerika, İngiltere, Almanya, Fransa, Hollanda, Avusturya, Belçika, İspanya, Arnavutluk, Rusya, Azerbaycan, İran, Lübnan, Katar, Filistin, ürdün, Suriye ve birçok Arap ülkesi başta olmak üzere dünya genelinde toplam 35 ülkeye abiye satıyoruz. Manken üzerinde kıyafet teşhir etmenin yasak olduğu İran’a bile ürün satıyoruz. Bu ülkede vergiler ağır ve ithalat üzerinde sert kurallar mevcut.

Bizler bu durumdan şikayetçiyiz fakat bu olumsuzluklara rağmen yine de İran pazarında söz sahibi olmayı başarıyoruz. Rusya ile de görüşmelerimizi yoğunlaştırdık, buradaki pazarda da etkili olmayı hedefliyoruz.

Sıcak satış politikası bizim açımızdan önemli bu nedenle; dünyanın değişik ülkelerindeki uluslararası fuarlara katılarak, pazar payımızı arttırmaya gayret ediyoruz.

Son olarak 25-28 Haziran tarihleri arasında MODATEX FASHION FAIR kapsamında Almanya’da düzenlenen Messe Essen moda fuarına katıldık.

İSTANBUL’DAKİ PAZAR FIRSATI İYİ DEĞERLENDİRİLMELİ

Sektörünüzle ilgili bir değerlendirme yapacak olursak İstanbul’u nerede görüyorsunuz?
Dünya geneline baktığımızda Türkiye, ülkemize baktığımız da ise İstanbul çok ama çok iyi bir yerde. Bu fırsatın iyi kullanılması gerekiyor. Uçuş mesafesi ve lokasyon olarak müthiş bir konumdayız. İstanbul sektörel bazda iyi bir şehir; sabah dokuzda Kosova’dan bir müşterimiz geliyor, öğlen Almanya’dan, öğleden sonra Cezayir’den ve biraz sonra Kazakistan’dan sipariş alıyoruz.

35_ulkeye_abiye_ihracati_yapiyor_4.jpg

Dolayısıyla İstanbul gibi önemli bir şehirde bulunuyor olmanın fırsatını iyi kullanmak gerekiyor. Genel anlamda maalesef bu şansı tam olarak kullanabildiğimizi söyleyemeyiz. Türkiye, özellikle yurtdışındaki tanıtımlarda yetersiz kalıyor, devletin bu konuda firmalara verdiği teşvikler yetersiz. Verilen destekler de zamanında ödenmiyor. Bir yıl, bir buçuk yıl sonra ödenen teşvik çok da anlamlı değil. Yurtdışındaki ataşeliklerden de yeterli bilgi desteği alamıyoruz. Uluslararası fuarlar konusunda sektör ile devlet arasında bilgi kopukluğu ve iletişim eksikliği var. Sadece bu anlamda bile destek sunulsa daha iyi bir noktaya gelinebilir. Destek derken “devlet para versin” demek istemiyoruz, bilgi ve iletişim kanalı açılsa bu bile çok önemli olur. Dünyanın neresinde toptancı, acente, distribütör var bunu bilmek bizim için oldukça önemli. Bu nedenle devletin, sektör temsilcileriyle diyaloga geçerek ülkeye girecek döviz miktarını arttırması ve İstanbul’un konumunu fırsata çevirmesi gerekiyor.

Bu adımın atılması halinde dünya markası olmayı başarmış firmalar arasında, daha fazla Türk firmasını görebileceğimize inanıyorum. Sonuçta bizim global firmalardan hiçbir eksiğimiz yok. Bilgi ve eşit rekabet imkanı verildiğinde, Türk firmalarının da uluslararası konjonktürde başarılı olabileceğini düşünüyorum.

Ortadoğu’daki halk ayaklanmaları sektörü ve özelde sizi nasıl etkiledi. Satışlarınız azaldı mı?

İran, Filistin, Fas, Libya ve Mısır pazar olarak ağırlıkta olduğumuz ülkeler. Bu ülkeler başta olmak üzere Ortadoğu’da ciddi müşterilerimiz var. Fakat bölgede ortaya çıkan iç savaş ve karışıklık bizleri olumsuz etkiledi. Hem Türkiye genelindeki sektör, hem de firma olarak bizler Ortadoğu’daki gelişmelerden olumsuz etkilendik.

Bu olumsuz gidişatın bir an evvel sona ermesini diliyoruz, ama pek yakında bitecek gibi görünmüyor. çünkü bölgedeki olayların uluslararası boyutları var. örneğin Türkiye’den, Libya’ya gelen çok sayıda müşteri vardı ama orada şu anda bir iç savaş var. Kaddafi ile Batılı ülkeler arasında perde arkasında bir pazarlık olduğunu düşünüyorum.

Yoksa Amerika istese Kaddafi’yi üç günde bitirme gücüne sahip. ülkenin zenginlikleri ve yönetimi konusunda henüz bir anlaşma sağlanmadığı için bu sorun devam ediyor. Keşke her halk kendi kaderini belirleyebilse ama maalesef böyle olmuyor.

Cesur çAçA

cesur@kmedya.com

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Haritası