Son Haberler

Tüm dünyayı karış karış geziyoruz

Türk-Türkmen Hükümetlerarası Ekonomik Komisyon (HEK) Eşbaşkanlığını görevini yürütecek Ekonomi Bakanı Zafer çağlayan’a iki kardeş ülke arasındaki ekonomik ilişkileri soruyoruz. Dünyayla entegrasyonunu hızlandıran Atavatan’ın, bağımsızlığının 20. Yıldönümünü kutlamaktan büyük memnuniyet duyduğunu belirterek söze başlayan Ekonomi Bakanı çağlayan; her fırsatta ziyaret ettiği Türkmenistan’ın kendisi için özel bir yere sahip olduğunu belirtiyor ve iki ülke arasındaki ticaret hacmini daha da yukarılara taşımak için yoğun çaba harcamaya devam edeceklerini söylüyor.

Son beş yıllık süreçte ticaret hacminin 5 kat arttığına dikkat çeken çağlayan, vizelerin kaldırılması için birtakım girişimlerde bulunduklarını ve bu talebin gerçekleşmesi halinde ekonomik ilişkilerin daha da yukarılara tırmanacağını ifade ediyor. İşte 500 milyar dolarlık ihracat hedefini gerçekleştirmek için dünyayı karış karşı gezen Ekonomi Bakanı Zafer çağlayan’ın, Türkiye-Türkmenistan hakkında sorduğumuz sorulara verdiği yanıtlar ve özel röportajın ayrıntıları:

♦ Sayın Bakanım, Türkiye’nin ihracatını artırmak amacıyla adeta seferberlik ilan ederek dünyanın dört bir tarafına yoğun geziler gerçekleştiriyorsunuz. Bu ülkelerden biri de Türkmenistan. Son yıllarda büyük bir kalkınma hamlesi içine giren Türkmenistan ekonomisi ile ilgili gözlemlerinizi rica ediyoruz.
Bildiğiniz üzere, Cumhuriyet‘in 100. kuruluş yıldönümü olan 2023 yılında Türkiye’nin dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri olarak, 500 milyar dolar ihracat yapacak kapasiteye ulaşmasını hedefliyoruz. Bu hedef doğrultusunda, sizin de belirttiğiniz üzere tüm dünyayı tabiri caizse karış karış dolaşıyoruz. Türkmenistan bizim için çok önemli bir coğrafya.

Ticaret ve yatırım potansiyeli bir yana, Türkmenistan bizim Atayurdumuz. O nedenle de ayrıcalıklı bir ülke bizim nazarımızda ve her fırsatta ziyaret etmeye çalıştığımız bir ülke. Dış Ticaretten Sorumlu Devlet Bakanı olarak görev yaptığım süre zarfında çeşitli vesilelerle sık sık bu fırsatı yakaladım. En son, geçtiğimiz Mayıs ayında Sayın Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül ile beraber Türkmenistan’a ziyaret gerçekleştirdik. Sözkonusu ziyaretimiz vesilesiyle iki ülke arasındaki kardeşlik ilişkilerine yaraşır bir şekilde son derece yararlı temaslar gerçekleştirdik.

20. yıl kutlamaları coşkusuna ortak olmak ve Sayın Cumhurbaşkanımızın tebriklerini iletmek üzere, Ekonomi Bakanı olarak ilk Türkmenistan ziyaretimi de, 26-27 Ekim tarihlerinde gerçekleştirmeyi planlıyorum kısmetse. Türkmenistan çok büyük zenginliklere sahip bir ülke. BDT coğrafyasında,
Rusya Federasyonu’ndan sonra en büyük doğalgaz üreticisi. Enerji alanında birçok büyük çaplı uluslararası projeye imza atmış bir ülke. Bunun yanısıra büyük petrol yataklarına sahip. Ayrıca, pamuk ve tekstil ürünleri alanında da oldukça iddialı.

Ekonomik kalkınma hamlesine gelince; 2008 yılı, Türkmenistan’da ekonomik açıdan büyük değişimlerin yaşandığı bir yıl oldu. Uzun süredir izlenen çifte kur politikası tek kura indirildi. 2010 yılı Mayıs ayında açıklanan 2011-2030 için Ulusal Sosyo-Ekonomik Kalkınma Programı ile kalkınma sonrası ekonomik çeşitlendirmenin artırılması hedefleniyor.

Türkmenistan ekonomisi için sevindirici olan tüm bu gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Diğer taraftan, kalkınma ekonomilerinde daha fazla açıklığın sebebiyet vereceği potansiyel faydalar mevcut. Günümüz dünyası uzun yıllardır, içe kapalı sistemlerden, dışa açık ve piyasa mekanizmasının egemen olduğu sistemlere doğru yöneliyor. Bu minvalde, Türkmenistan’ın dışa açılma yönünde attığı adımlar memnuniyet verici. Son otuz yıldır dünyayı saran global akımı içine daha fazla nüfuz eden, dünya ile daha entegre bir Türkmenistan’ın, insanlarının refah ve zenginliğini artıracağı inancındayım.

TİCARET HACMİMİZ 5 KAT ARTTI
2005 yılında Türkmenistan ile dış ticaret hacmimiz sadece 342 milyon dolardı. Geçtiğimiz sene ise bu rakam 1,5 milyar doların üzerine çıktı, yani tam 5 kat arttı.

♦ Atavatan Türkmenistan ile ticari ilişkilerimiz son yıllarda büyük bir ivme kazandı ve dış ticaretimiz sürekli artıyor. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
öncelikle şunu belirtmek isterim ki, Türk-Türkmen Hükümetlerarası Ekonomik Komisyon (HEK) Eşbaşkanlığını görevini bundan böyle benim ifade edecek olmamdan büyük mutluluk duyuyorum. Ticari ilişkilerimize bakacak olursak, 2005 yılında Türkmenistan ile dış ticaret hacmimiz sadece 342 milyon dolardı. Bu yıl itibariyle 2 milyar doları geçmiş olacağız. Yani ticaret hacmimiz tam 5 katını geçmiş olacak. 2011 yılı Ocak-Ağustos döneminde Türkmenistan’a ihracatımız bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 34 artarak 985 milyon dolar olarak gerçekleşti.

öte yandan yine aynı dönemde Türkmenistan’dan ithalatımız yaklaşık yüzde 43 oranında artarak 314 milyon dolar oldu. İhracatçı Birlikleri kayıtlarına göre, 17 Ekim 2011 tarihi itibariyle Türkmenistan’a ihracatımız, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 26 oranında artarak, 1.2 milyar dolara ulaştı. Bunlar pekişen ticaretimizi tespit eden sevindirici gelişmeler, ama yeterli değil. Malumunuz, Türkiye ve Türkmenistan, aralarındaki coğrafi uzaklığın aksine, tarihi ve kültürel olarak birbirine çok yakın; ayrıca, ekonomik ve ticari ilişkilerini geliştirme potansiyeline sahip iki kardeş ülkedir.

üstelik tarihi ipek yolu ülkelerimizden geçmektedir. İpek yolunu yeniden canlandırmalı ve yakın gelecekte ülkelerimiz arasında, en azından çift haneli milyar dolarları telaffuz eder hale gelmeliyiz.

TüRK FİRMALARI DEV PROJELERE İMZA ATIYOR
♦ Geçen yıl yaptığınız bir konuşmada, “Türkmenistan dünyada en çok iş yaptığımız ülke olacak” diyerek çok yüksek bir hedef belirlemiştiniz. Bu hedefe yönelik çalışmalar konusunda bilgi verir misiniz?
Türkmenistan’da yaklaşık 260 milyon dolar tutarında Türk sermayeli yatırım mevcut. üçüncü ülkelerle yapılan ortak yatırımları da sayarsak bu rakam 1,5 milyar dolara yükseliyor. Türk firmaları, özellikle inşaat ve tekstil alanında büyük projelere imza attılar.

Burada kurdukları modern tekstil tesisleri ile tekstil sanayinin temelini oluşturdular. Son dönemde Türkmenistan’da, Türk firmaları tarafından enerji, inşaat malzemeleri imalatı, tarım teknolojileri, bankacılık, sağlık sektörü, kağıt sanayisi ve gıda sektöründe de yatırımlar gerçekleştiriliyor. Diğer taraftan, Türk müteahhitlik firmaları Türkmenistan’da şimdiye kadar yaklaşık 21 milyar dolar değerinde 700‘e yakın proje üstlendi. 2010 yılında ise 5 milyar dolarlık 56 iş alındı.

Türkmenistan bu rakam ile 2010 yılı içerisinde en çok iş üstlendiğimiz ülke olmuştur. Yani söylemiş olduğum olay gerçekleşmiştir ve yatırımlarımız artmaya devam ediyor. örnek vermek gerekirse, Türkmenistan’da faaliyet gösteren başarılı Türk firmalarından Polimeks İnşaat A.Ş., Balkanabat kentinde, Orta Asya’nın en büyük çimento fabrikasını inşaa ederek, geçtiğimiz günlerde teslim etti. Yine aynı firmamız tarafından 2017 Asya Olimpiyatları için Olimpiyat Şehri kurulacak.

Ayrıca 1998 yılından bu yana Aşkabat’ta 50 milyon dolara varan yatırımları bulunan ve yüzde 80 hissesi Anadolu Grubuna ait olan “Turkmenistan Coca Cola Bottlers”, yatırımlarını üç katına çıkardı. Şunu söylemek isterim ki, Türkmenistan son yıllarda Devlet Başkanı Sayın Berdimuhamedov’un önderliğinde birçok alanda çok ciddi ilerlemeler kaydedildi. Bana göre Türkmenistan’ın en önemli atılım hamlelerinden biri, yabancı yatırımı ülkeye çekmek hususunda sarf edilen çabadır.

AVAZA TURİZMDE CAZİBE MERKEZİ OLACAK
Türkmenistan Devlet Başkanı Berdimuhamedov, Avaza’yı 2020 yılı itibariyle Antalya gibi bir turizm bölgesi yapmayı arzu ediyor. Bunun için 10 milyar doların üzerinde bir bütçe ayrıldı.

♦ Türkmenistan Avaza bölgesinde Antalya modelini uyguluyor. Son dönemlerde gerçekleştirilen dev tesislerle Avaza, bölgenin önemli turistik mekanlarından birisi olacak. Turizmin karşılıklı olarak geliştirilmesi için Avaza-Antalya arasında nasıl bir çalışma yapılabilir?
Nasıl biz Antalya‘yı bundan 25-30 sene önce turizm bölgesi yapmayı düşünmüşsek ve bugün bunu gerçekleştirdiysek, Sayın Türkmen Devlet Başkanı da Avaza’yı 2020 yılı itibariyle Antalya gibi bir turizm bölgesi yapmayı arzu ediyor. Bunun için de 10 milyar doların üzerinde bir bütçe ayrılmış. Türk firmaları da bu projede yer almakta Hazar Denizi kıyılarında inşa edilen bu tesisler muhakkak ki Türkmenistan turizmine büyük katkılar sağlayacak ve daha çok Türk vatandaşımızın, köklerimizin bulunduğu Türkmenistan’ı gidip görmesi için de cazibe merkezi olacak.

Türkiye, Avaza bölgesinin inşasında olduğu gibi, tesislerin işletilmesinde de Türkmen kardeşleri ile beraber çalışabilir. Diğer taraftan resmi kayıtlara göre, 2010 yılında ülkemize gelen Türkmen turist sayısı 114.390’a ulaşmıştır. 2011 yılı rakamları ise yüzde 24’lük bir artışı işaret etmektedir. Antalya ve Avaza arasında oluşturulabilecek işbirliği projeleriyle karşılıklı olarak turistik amaçlı ziyaretlerin artabileceğine inanıyorum.

♦ 20. Yıl bağımsızlık yıldönümünü kutlayan Atayurdumuz Türkmenistan halkına nasıl bir mesaj vermek istiyorsunuz?
Keremli erenlerin, pirlerin gezdiği, Türkmen‘in ocağı gibi mukaddes, verdiği söz gibi güvenilir, şerefi gibi yüce, inancı gibi kerametli toprakları olan Türkmenistan’ın Bağımsızlığının 20. yılını can-ı gönülden kutluyorum. Ekim ayı öyle kutlu bir ay ki, hem ata yurdumuz olan Orta Asya’daki Türk Cumhuriyetlerinde bağımsızlık kutlamaları yapılıyor, hem de anavatanımız olan Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 88. yılını kutluyoruz.

Türkmen kardeşlerimizle aramızdaki yakın bağlar, ülkelerimiz arasındaki ilişkileri her alanda daha ileriye taşımamıza kuvvet verecektir diyerek Türkmen kardeşlerimizin 20. bağımsızlık
yılını tebrik ediyorum.

Turcomoney – Ekim 2011

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Haritası