Son Haberler

Türkiye, döviz darboğazından çıkmak içini ne yapmalı?

-Türkiye ekonomisinin en önemli yapısal sorunlarından biri dövizdir. Yüksek teknolojili ürünlerini yeterince üretemeyen, katma değeri yüksek markaları yaratamayan, ihtiyacı olan enerji kaynaklarına sahip olmayan bir ekonomi olarak Türkiye, büyük döviz açıkları oluştuğunda kriz yaşıyor. Ne yazık ki 2022 yılı, bu yönde gelişmelerin yaşandığı bir yıl oldu. 2023 yılının ilk 2 ayında da bu trend devam ediyor.

Enflasyonu düşürmek için döviz kurlarını düşük tutma veya Türk Lirası’nı aşırı değerlenme sürecine sokma tercihlerinden vazgeçilmeli. Yabancılara konut satışı, varlık barışı gibi politikalardan çözüm beklenmemeli. Gayrimenkul, döviz, altın gibi alanlara yönelmiş birikimlerin finansallaşma sürecine dahil edilmesiyle ortaya çıkacak kaynaklar, ekonomimize döviz kazandıracak alanlara yönlendirilmeli.  

İktisatçılar yapısal ekonomik sorunlardan bahsederken genellikle uzun dönemde ortaya çıkan ve çözümü ancak önemli ekonomik dönüşümler bağlamında mümkün olan ekonomik ilişkilere işaret ederler. Örnek vermek gerekirse, sanayileşme süreci veya teknolojik gelişme bir ekonominin ağırlıklı olarak hangi alanlarda üretim yapacağı bağlamında önem arz eder. Tarım ağırlıklı bir ekonomiden sanayi ekonomisine geçiş ancak uzun dönemde gerçekleşebilir ve beraberinde önemli sorunlar getirir. Esasen hem sorun hem de çözüm gözler önündedir. Ama bir şey görülebilir olsa bile bazı alanlarda söz konusu şeyi yapmak oldukça zorludur. Çünkü görülebilir olanı görmek yetmez, onu kavramanız gerekir. Öncelikle karşınızda var olanı kabul etmeniz şarttır ve sonrasında bu gerçekliğin zorunlu hale getirdiklerini de içselleştirmeniz gerekecektir. Tüm bunlar basit fiziksel süreçler olsa idi tahmin edileceği üzere uyumlanma da nispeten kolay olabilirdi. Ancak, söz konusu kavrama-kabullenme-dönüşme süreci fiziksel olmaktan belki de çok daha fazla zihinsel düzlemde gerçekleşmelidir. Başka bir ifadeyle, yapısal dönüşüm için insanın başka bir dönemde biçimlenmiş kimliğini ve/veya zihniyetini terk etmesi ve yeni bir kimliğe ve/veya zihniyete yönelmesi gerekiyor. Buradaki sorunsalı daha da zorlu hale getiren husus ise, kimlik ve/veya zihniyet söz konusu olduğunda adeta bir elbise gibi eskisinin çıkarılıp yenisinin giyilebilir olmamasıdır. Bu dönüşümü gerçekleştirecek olan insanın, mevcut kimlik ve/veya zihniyetinin üzerinde çalışarak onu dönüştürmesi, içinde bulunduğu çağın zorunluluklarına uyumlandırması, hatta bazı kısımlarından vazgeçmesi ve bazı yeni kısımlar eklemesi gerekecektir. Söz konusu sürecin ne kadar travmatik olabileceğini Türkiye’de yaşayanlar yakından biliyor.

BU DÖNEMDE DÖVİZ SORUNUMUZU ÇÖZEMEDİYSEK SORUN, BİLGİ SORUNU DEĞİL

Dönüşüm kapsamında, içinde bulunulan gerçekliğin kabullenilmesi doğal olarak ekonomik boyutu da içerecektir. İçinde yaşadığınız çağın üretim, tüketim, mübadele ve bölüşüm süreçlerini kavramalı ve bu süreçlerin beraberinde getirdiği fırsatları/riskleri çözümlemelisiniz. Sadede geleyim artık. “Sanayi Devrimi”ni ıskalamış bir ekonominin özellikle ilk on yıllarında önemli dış ticaret, sermaye hareketleri ve benzeri sorunlar yaşaması sürpriz değildi. Ancak üzerinden neredeyse iki asır geçtikten sonra hala bu tarz açmazların yaşanması, yukarıda kavramsal olarak ifade edilmeye çalışılan zihniyet dönüşümünün zorluğundandır. 21. yüzyılın üçüncü on yılına girdiğimiz bu dönemde henüz döviz sorunumuzu çözemediysek sorun bilgi sorunu değil, bu bilgi ile bizim aramızdaki zihinsel ilişkidedir.

TÜRKİYE, BÜYÜK DÖVİZ AÇIKLARI OLUŞTUĞUNDA KRİZ YAŞIYOR

Türkiye ekonomisinin en önemli yapısal sorunlarından biri dövizdir. Döviz derken kastedilen yeterince döviz kazanamayan bir ekonomi oluşumuzdur. Yüksek teknolojili ürünlerini yeterince üretemeyen, katma değeri yüksek markaları yaratamayan, ihtiyacı olan enerji kaynaklarına sahip olmayan bir ekonomi olarak Türkiye, büyük döviz açıkları oluştuğunda kriz yaşıyor. Ne yazık ki 2022 yılı, bu yönde gelişmelerin yaşandığı bir yıl oldu. 2023 yılının ilk 2 ayında da bu trend devam ediyor. Veriler ile ifade edilecek olursa, 2023 Şubat ayı itibarıyla cari işlemler hesabı açığı, yıllık 55,4 milyar ABD Doları’dır. Söz konusu dönemde dış ticaret dengesi ise yıllık 97,7 milyar ABD Doları açık verdi. Bu büyük açıkları finanse etmeye çalışırken en önemli kaynaklar net hata noksan kaleminden girişler ve rezerv varlıkların kullanımı olarak gerçekleşti. Tüm bu gelişmeler aydınlığında denilebilir ki yapısal sorunumuz olarak döviz, yakında yine kendisinden söz ettirecektir.

BU KISIR DÖNGÜDEN ÇIKMAK İÇİN NE YAPILMALI?        

Bu bağlamda, daha önce başka yazılarımda da vurguladığım bazı tespitlerimi tekrarlamak isterim:

1) Ekonomimizin başka bir önemli yapısal sorunu olan enflasyonu düşürmek için döviz kurlarını düşük tutma veya Türk Lirası’nı aşırı değerlenme sürecine sokma tercihlerinden vazgeçilmelidir. Ekonomimiz, döviz fazlası elde etmeyi ve döviz rezervleri biriktirmeyi başarmadan söz konusu tercihler, sadece zaman etkisi yaratıyor, ancak yapısal sorunların çözümüne katkı sağlamıyor.

2) Yabancılara konut satışı, yurtdışındaki vatandaşlarımızın birikimlerini yapay yöntemlerle ülkeye çekmeye çalışma, varlık barışı gibi uzun vadede kalıcı etkiler yaratmayan politikalardan çözüm beklenmemelidir. Bu ve benzeri politikalar, ancak yapısal dönüşüme yardımcı olabilir, fakat yapısal reformların ikameleri değillerdir.

3) Gayrimenkul, döviz, altın gibi alanlara yönelmiş birikimlerin finansallaşma sürecine dahil edilmesiyle ortaya çıkacak kaynakların ekonomimize döviz kazandıracak alanlara yönlendirilmesini sağlayacak bir model üzerinde düşünülmelidir. Köhnemiş teşvik politikalarının tekrarlanması herhangi bir atılım sağlayamayacak durumdadır. Sanayi sonrası dönemde olduğumuzu, bilgi üretilen bir çağda yer aldığımızı kavramalı ve bilgiyi yaratıcı bütün olasılıklar çerçevesinde ortaya çıkartacak olan insana ve onun özgürlüğüne odaklanacak reformlar üzerinde düşünmek gerekiyor.

Doç. Dr. Ertuğrul KIZILKAYA

İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi

kizilkaya@turcomoney.com

Yorum yok

Yorum Yazın

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

*

*

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.

İlgili Haberler

Site Haritası