Son Haberler

İYİLEŞME NE KADAR SÜRECEK?

Düşen emtia fiyatları, yurt içinde gerileyen gıda fiyatları, zayıf iç talep, ihracat gibi unsurlar cari açığın 60 milyar doların altına düşüp düşmeyeceği yönünde yeni soruları beraberinde getirdi. Peki cari açık ne kadar geriler? Göstergeler ne kadar düzelir ve bu düzelme ekonomiyi nasıl etkiler? İşte size Türkiye ekonomisi ile ilgili kapsamlı bir analiz…

Türkiye ekonomisi beklentiler dahilinde ılımlı seyrini sürdürürken, yılın ilk çeyreğinde yüzde 3.2 büyüdü. Geçen yılın son çeyreğinde yüzde 11.9, bir önceki çeyrekte ise yüzde 5.9 büyüyen Türkiye ekonomisinin yılın ilk çeyreğinde yüzde 3.2 büyümesi ekonomik aktivitelerin irtifa kaybettiğinin bir göstergesi olarak kabul ediliyor. Yine de Türkiye yılın ilk çeyreğinde korkulan kadar da yavaş büyümedi. Peki yılın ikinci çeyreği büyüme hızı ne oldu? 2012 yılında ne kadar bir büyüme bekleniyor?

öncelikle yılın ikinci çeyreğine ilişkin verileri ve beklentileri değerlendirmeye çalışalım. Yılın ikinci çeyreğine ilişkin göstergeler ekonominin ilk çeyreğe nazaran daha hızlı büyüdüğünü gösteriyor. Ekonomik performansın ölçümünde öncü göstergeler arasında yer alan sanayi üretimi mayıs ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 5.9 ile beklentilerin üzerinde artarken, mevsimsellikten arındırılmış sanayi üretim artışı bir önceki aya göre yüzde 1.1 olarak gerçekleşti.

İç talep canlanma sinyalleri veriyor
Tüketim ve yatırım malı ithalatındaki artış ise iç talebe ilişkin canlanma sinyali veriyor. Canlanma hem yatırım hem de tüketim harcamalarına yansıyor. İmalat cephesinde ise dayanıksız tüketim malları imalatı artıyor. Mayıs ayında özel tüketim harcamalarında artış gözlemleniyor.

İthalatta ise hem tüketim hem yatırım mallarında mayıs ayında yüksek artışlar görülüyor. Tüketim malı ithalatı mayıs ayında hızlı şekilde arttı ve bir önceki aya göre artış yüzde 18.1 olarak gerçekleşti. Dayanıksız ve dayanıklı tüketim malı ithalatı yine mayıs ayında sırası ile yüzde 4.4 ve yüzde 1.9 yükseldi.

Tüketici güveni artarken kapasite kullanımı düştü
İç talep açısından kritik öneme sahip olan Tüketici Güven Endeksi ise mayıs ayında bir önceki aya göre yüzde 0.9 arttı. Bu gelişmeler ışığında özel tüketim harcamalarının ikinci çeyrekte büyümeye pozitif etki yapacağına inanmamıza neden oluyor. Tüm bu saydığımız veriler gayet olumlu fakat bu olumlu verilere karşın ikinci çeyrek büyümesinin gücüne ilişkin soru işaretlerinin oluşmasına neden olan datalarda mevcut. Mesela kapasite kullanım oranlarında gerilemeler yaşanıyor. Kapasite kullanım oranında, Nisan, Mayıs ve Haziran aylarında sırasıyla yüzde 0.4, yüzde 1.1 ve yüzde 1.4 ölçüsünde gerilemeler yaşandı.

Fabrika siparişlerinde azalmalar var. Reel Kesim Güven Endeksi Nisan, Mayıs ve Haziran aylarında yüzde 0.7, yüzde 1.7 ve yüzde 3.5 azaldı. Dolayısıyla bu zamana kadar açıklanan veriler yılın ikinci çeyreğine ilişkin net resmi bize henüz vermiyor. Genel görüş yılın ikinci çeyreğinde biz hızlanmanın olduğu fakat ekonominin geneline yayılmış, tüm verilere yansıyan bir büyüme içinde olmadığı şeklinde. Ayrıca öncü göstergelerin üçüncü çeyrekte bir yavaşlamaya da işaret ettiği düşünülüyor.
Mevcut ekonomik gelişmeleri ikinci çeyrekte, ilk çeyreğe göre biraz hızlanma ve üçüncü çeyrekte ise ilk gelen verilerin biraz yavaşlamaya işaret ettiği şeklinde özetleyebiliriz.

Fakat üçüncü çeyrek yeni başladı ve çeyreğe ilişkin net yorum yapmak için zaman çok erken. öte yandan Türkiye ekonomisine ilişkin tahminler yaparken, küresel gelişmeleri ve özellikle de Avrupa‘daki borç sorununu dikkatten kaçırmamak gerekiyor. Türkiye ekonomisinin 2012 yılına yönelik büyüme beklentisi yüzde 3 ile 5 arasında değişiyor. OECD, Türkiye‘nin bu yıl yüzde 3.3 büyüyeceğini tahmin ediyor. Orta Vadeli Program beklentisi ise bilindiği gibi yüzde 4 düzeyinde.

Kredi büyümesi yavaşlıyor
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası‘nın da para politikasını enflasyon hedefi doğrultusunda sıkı tutması, bankacılık sektörünün kredi büyümesinin geçen yıla göre sınırlı kalması da 2012 yılında daha yavaş büyüme sürecinde olduğumuzu kanıtlıyor. Bankacılık sektöründe Mayıs 2012 itibarı ile kredi büyümesi yıllık bazda yüzde 22 düzeyinde bulunuyor. Kredi büyümesinin 2012 sonunda yüzde 15 ile 18 arasında olması bekleniyor. Geçen yılki kredi büyümesinin yüzde 29.9 olduğu düşünüldüğünde kredi kanalındaki akışın daha yavaş olduğu ve ekonomik büyümenin de bu yılın ilk bölümünde geçen yıla göre daha ılımlı büyüdüğü görülüyor. Şimdi isterseniz ekonomik gelişmeleri başlıklar altında irdelemeyi sürdürelim.

Sanayi üretiminde hızlı yükseliş
Ekonomik büyümenin öncü göstergeleri arasında yer alan sanayi üretimi, yukarıda da belirttiğimiz gibi, Mayıs ayında beklentilerin üzerinde yüzde 5.9 arttı. Sanayi üretimi Kasım 2011‘den bu yana en hızlı yükselişi kaydederken, 2005‘ten bugüne kadar olan dönemde en yüksek Mayıs ayı rakamı elde edildi. Beklentiler yüzde 3.2‘lik artış geleceği yolunda idi. Sanayi çarklarının süratlenmesinde sermaye malı, dayanıksız tüketim malı ve ara malı imalatındaki artış etkili oldu. 2011 yılının mayıs ayına göre, sanayinin alt sektörlerinden madencilik ve taş ocakçılığı sektöründe yüzde 4.2, imalat sanayinde yüzde 5.8, elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektöründe yüzde 7.3‘lük artış görüldü.

Genel görüş yılın ikinci çeyreğinde iç talepte bir toparlanma olduğu ve Nisan-Haziran döneminin ilk çeyreğe göre daha hızlı büyüme ile tamamlanmış olduğu yolunda. Fakat gelen verilerde karışık bir seyri de bize gösteriyor. Konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede bulunan Finansbank Baş ekonomisti İnan Demir şöyle konuştu: “Kapasite kullanım oranı, reel kesim güven endeksi ve PMI verileri Mayıs‘ta aylık bazda düşüş gösterirken, sanayi üretimindeki artış şaşırtıcı. Burada yukarı yönlü sürprize karşın büyüme beklentilerimizi değiştirmemiz için henüz erken.”

Mayıs ayı sanayi üretimi tüm ekonomistler tarafında olumlu karşılanırken, bazı ekonomik verilerin sanayi üretimi verisini desteklememesi büyümenin sürati konusunda net değerlendirme yapmamıza henüz imkân vermiyor.

Cari açık geriliyor, düşüş sürecek
Türkiye ekonomisinin zayıf halkası olarak kabul edilen cari açık tarafında ise gelişmeler olumlu. Geçen yıl bir ara 77 milyar dolara kadar yükselen cari açık Mayıs ayı itibarı ile ekonomideki yavaşlama, ithalat tarafında petrol fiyatlarındaki gerileme ve ihracatın olumlu performansının etkisiyle yıllık bazda kümülatif olarak 66.9 milyar dolara kadar geriledi. Mayıs ayında 5.8 milyar dolar ile beklentilerin altında gelen cari açık yılın ilk beş ayında ise 27 milyar dolar olarak gerçekleşti. Genel görüş cari açıktaki azalmanın devam edeceği yolunda.

Türkiye‘nin Avrupa ekonomilerinin durgunluk içinde olduğu, borç problemleri ile boğuştuğu dönemde yeni ihracat kapılarını açması cari açık seyri açısından oldukça olumlu bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Irak, Libya ve Mısır gibi ülkelerin bir yerde yeniden yapılanma çabaları içinde bulunduğu dönemde, Türkiye‘nin ihracatının bu bölgelere kaydırması ve bu ülkelerden talebin gelmeye devam edecek olması bizim açımızdan önemli bir husus.

HABERİN DEVAMI TURCOMONEY‘DE!
TURCOMONEY AĞUSTOS 2012 SAYISI, YAYSAT BAYİLERİNDE!
AYRICA D&R, REMZİ KİTABEVİ, KABALCI KİTABEVİ VE NT MAĞAZALARINDA…

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Haritası