Son Haberler

Türkmenistan dünyanın parlayan yıldızı

Türkmenistan’ın 1991’de bağımsızlığını ilan etmesinin ardından Türkiye ile Türkmenistan arasında ekonomik, sosyal ve kültürel projeleri başlatmak için kolları sıvayan ve iki ülke ilişkilerinin geliştirilmesinde rol alan isimlerden biri olan Necdet Aygün, 1992 yılında Türkmenistan’a giden ilk üç Türk’ten biri…

Türkiye Türkmenistan Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği Başkanı Necdet Aygün; Orta Asya’da “parlayan yıldız” olarak tanımlanan Türkmenistan’ın; büyüyen ekonomisi, barışçıl politikası, zengin enerji kaynakları ve bölgesinde istikrarın garantisi olması nedeniyle artık “dünyada parlayan yıldız” haline dönüştüğünü söylüyor. Türkmenistan’ı en iyi tanıyan isimlerden biri olan Necdet Aygün; iki ülke arasındaki ilişkilerin başladığı 1991’li yıllardan bugüne ortaya çıkan fotoğrafı önemli tespitlerle analiz ederek şu açıklamayı yapıyor:

“1992 yılında Türkmenistan’a gittiğimizde şartlar bugünkünden farklıydı. O dönemde modern şehirler, 5 yıldızlı oteller ve dünya standartlarında altyapısı olan Türkmenistan yoktu. Sistemin ve şartların zorluğundan dolayı Türkiye dışında kalan diğer yabancı işadamları, Türkmenistan’da tutunamayıp ülkelerine geri dönüyordu. Ama bizler Atavatan olarak bildiğimiz o toprakları terk etmedik, “burası bizim” diyerek tüm zorluklara katlandık. Elbette Türkmen kardeşlerimiz de aynı samimiyeti göstererek, bizlere kol kanat gerdiler, bizleri evlerine götürdüler, sıkıntılarımızı paylaşarak ellerinden gelen tüm yardımı gösterdiler ve bütün sorunları birlikte çözdük.

Belli oranda oluşan altyapının ardından yeni yeni Türk firmaları, Türkmenistan’da iş yapmak için harekete geçti ve bu ülkeye gelmeye başladı. Türklere öz kardeşi gibi yaklaşan Türkmenler, bizleri sevip, sahip çıktı. Aradan yıllar geçti ve ticari ilişkiler artıp, ekonomik ilişkiler devreye girince doğal olarak menfaatler gündeme geldi. Hayatın gerçekleri ortaya çıktı. Bu dönemde bazı Türk şirketleri, Türkmenistan ekonomisindeki bazı sistemsel açıklardan faydalanarak ehil olmadıkları işleri yapmaya soyundu ve başarı sağlayamadılar.

Serbest piyasa ekonomisini henüz öğrenmeye çalışan Türkmenler de, sistemi tam olarak bilemediğinden birtakım hatalar oluştu. Münferit olan bu olayların dışında genel anlamda Türk yatırımcılar, müteahhitlik işleri başta olmak üzere, turizm, tekstil gibi birçok alanda güzel projeler ortaya koyarak iki ülke arasındaki ticaret hacmini arttırdı.

BERDİMUHAMEDOV ZORU BAŞARDI
Rahmetli Cumhurbaşkanı Turgut özal’ın başlattığı, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın arttırarak sürdürdüğü güçlü ilişkilerin iki ülkeyi birbirine yaklaştırdığını belirten Necdet Aygün sözlerini şöyle sürdürüyor:

“Devlet Başkanı Gurbanguli Berdimuhamedov döneminde hızla büyüyen ekonomisi, dünyaya entegre olan modern yapısı ve zengin enerji kaynaklarıyla Türkmenistan aslında zoru başardı. Birbirine zıt olan sosyalist sistemden, serbest piyasa ekonomisine geçiş yapıldı ve bu hiç de kolay değildi. Serbest piyasa ekonomisinin bütün koşulları oluşturuldu, refah halka yansıyıncaya kadar, tüm temel ihtiyaçlar devlet tarafından karşılandı.

Bu olmamış olsaydı sistemsel geçişte sıkıntı yaşanabilirdi. ülkesini ekonomik olarak büyüten
Berdimuhamedov, modern, çağdaş ve refah düzeyi yüksek ekonomi için önemli adımlar atmaya devam ediyor. Türkmen parasından üç sıfır atıldı. ülkede döviz büroları serbest hale getirildi ve her noktada döviz bozdurmak artık mümkün. İhracat ve ithalatın yolları açıldı. Yatırımcılar destekleniyor. öte yandan Avaza bölgesi serbest bölge ilan edildi. Turizmi alanında da Avaza’da yatırımların önü açıldı. Modern altyapı-üst yapı çalışmaları ve çağdaş şehircilik anlayışı hayata geçirildi. Bu gelişmeler Türkmenistan’ı hızla kalkındırıyor ve bu ülkeyi dünyanın parlayan yıldızı haline getiriyor.”

Turcomoney – Ekim 2011

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Haritası